Böyle Amcalar Lazım Biz Gençlere…

Böyle Amcalar Lazım Biz Gençlere…
islamcokguzel-reyhaniyayinlari-hz-muhammed-kitap-kampanyasi

Geçenlerde Erdoğan adında Sivaslı, bir amcayla tanıştım. Çokta yaşlı görünmüyordu. Atmışında falandı. Karaköy’de mütevazi bir han’ın girişindeki merdivenin altında, kendisi gibi mütevazi bir çay ocağı işletiyordu. Güngörmüş bir adam, hoşsohbet bir insandı. Sohbet ettik biraz.

Beş çocuk, iki torun sahibiymiş. Çocuklarının hiçbirini ilkokula göndermemiş. Hepsini küçük yaştan itibaren Kur’an kursuna göndererek birer hafız olarak yetiştirmiş.

– Tamam da Erdoğan amca, neden okutmadın? Bizim imanlı münevverlere, akademisyenlere ihtiyacımız var! dedim.
Tebessüm etti önce ve ekledi;
– Okutmadım, demedim ki evlat! Okula göndermedim, dedim.

Meğer çocukların hepsi dışarıdan okumuşlar, dördü de üniversite mezunuymuş. Üstelik hatırı sayılır bölümleri bitirmişler. O kadar çok mesele hakkında konuştuk ki inanın aklımda kalmadı ama hatırladığım kadarıyla iki tanesinden biri mühendis, bir diğeri de hukuk fakültesi mezunuydu. Şimdi 7 yaşındaki torunu da hafızlık yapıyormuş. Kendisi de mecburiyetten çaycılık yapan bir adam değil; Yıldız Teknik Üniversitesi, Elektronik Bölümü mezunuydu. Aslında Ankara’da Fen bölümünü kazanmış ama gidememişti…

– Çayında senin gibi sıcak ve doyumsuz, hadi tazele de içelim Erdoğan Amca, dedim.
– İnsanda bu çay gibi olmalı evlat. Demlenmeli, yanmalı! Yoksa ondan kaçmalı evlad, dedi.
– Amca, öyle ama nasıl demlenmeliyiz peki? diye sordum ben de bu kez.
– Kur’an’la evlat, Kur’an’la demlen, imanla yan! dedi.

Sözleri o kadar vecizdi ki yüreğime dokundu. Duvarlara yazılmalı, filozoflara öğretilmeliydi.
– Senin bana çay doldurman zoruma gitti Erdoğan amca, dedim. Bu eller çay doldurmak yerine kalem tutmalı, öpülmeli. Ticaretle uğraşsaydın yada ne biliyim masa başı bir iş, belki memuriyet falan, daha iyi olmaz mıydı?
– Estağfirullah evlat.. Aslında büyük bir şirkette idari kadroda bulundum ama rızkıma haram karışacaktı. Bu yüzden bazı şeylere şahit olunca istifa ettim. Hem baba mesleğim bu benim. Kaldı ki insan helal rızkı dert edinirse, Allah onu kimseye muhtaç etmiyor ki, dedi.

Heyhat, öyleydi muhakkak! Bunca kredi batağı, bunca banka mağduriyetinin sebebi değil miydi haram hassasiyeti taşımamak?

Bu nesle Erdoğan amcalar lazım, değil mi? Şehvetle değil, Kur’an’la demlenen gençlik için böyle büyükleri olmalı her bir köşe başında. Ne iyi olur öyle değil mi? Ellerinden öpüyorum senin Erdoğan amca. Müstefid oldum sohbetinizden.

Merak edenler için söyleyeyim. Erdoğan amcanın mekanı Karaköy’de. Yeraltı Camii’nin hemen 2 sokak yanında. Demlenmek isterseniz gidebileceğiniz mekanlardan birisi. Muhtemelen kime sorsanız gösterirler Erdoğan amcanın yerini. Hayırla demlenin, hayırla kalın…

Kerem Gümüştekin

Reklam
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ