EDİTÖR’DEN

EDİTÖR’DEN
islamcokguzel-reyhaniyayinlari-hz-muhammed-kitap-kampanyasi

Esselamu aleykum

Eşrefi mahlûk olan insanoğlu yeryüzünde hür ve izzetli yaşamak için kalbini sadece Allah’ın sevgisine açmalı ve eğer varsa başka sevgiler, onlarda Allah için olmalıdır. Ama alâ külli hâl, insanın kalbinde Allah’ın sevgisi hâkim konumda olmalıdır.

Tıpkı Hz. İbrahim aleyhisselamın misalinde olduğu gibi… İhtiyarlık halinde Hz. İbrahim aleyhisselama Allah-u Zülcelâl Hz. İsmail aleyhimesselamı nasip etti ve Hz. İbrahim aleyhisselam farkına varmadan onu çok fazla sevdiğinden Allah-u Teâlâ da onu en sevdiğiyle imtihan etti; İsmail’ini kurban etmesini istedi. Oradaki incelik Hz. İbrahim aleyhisselamın kalbinde sadece ve sadece Allah-u Zülcelâl’in sevgisinin hâkim olmasıydı, nitekim de öyle oldu… Hz. İbrahim aleyhisselam sadece onu istedi ve bıçağı aldı eline.

Muhabbetullah, kulun kalbinde her sevginin üstünde olmalıdır. En çok sevilmeye layık olan Allahu Zülcelâl’dir. Allah-u Zülcelal’i bizzat, O’nun Resulünü de O’nun hatırı için sevmek farzdır. Bu hususta bütün İslâm âlimleri ittifak etmişlerdir. Diğer tüm sevgiler de Allah için olmalıdır.

 

Allah-u Teâlâ Kuran-ı Kerim’de şöyle buyurur: “De ki: Eğer babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, hısım akrabanız kazandığınız mallar, kesada uğramasından korktuğunuz ticaret, hoşlandığınız meskenler size Allah’tan, Resûlünden ve Allah yolunda cihad etmekten daha sevgili ise, artık Allah emrini getirinceye kadar bekleyin. Allah fâsıklar topluluğunu hidayete erdirmez.” (Tevbe; 24)

Rabbimiz, Ashab-ı Kirama Allah ve Rasûlullah sevgisi uğruna bütün sevdiklerinden vazgeçmeyi emrediyordu. Onlar zor görünen bu emri yerine getirdiler. Ancak bundan pişman olmadılar. Çünkü bütün sevdiklerinden muhabettullah uğruna vazgeçince sevdikleri diğer şeyler onlara çok daha hayırlı bir şekilde bağışlandı.

Bugün Müslümanlar muhabettullah ile titreyen bir gönül ile yaşamadıkları için hakir durumdalar bu dünyada. Eğer sadece hayatlarının hedefine Allah’ın rızasını koysalar ve kalpleri Allah’ın muhabbetiyle titreseydi, bu zelil hali yaşamazlardı. 57 parçaya bölünmüş bir İslam ümmeti, ilk kıbleleri ellerinden alınmış ve boş ihtilaflarla birbirlerini boğazlamaktadırlar.

Anne ve babalar da kendi evlatlarına maalesef güzel örnek olamamaktadırlar. Çocuklarına hayatın gayesi ve hedefinin ‘Muhabbetullah olduğunu söyleseler bile fiili yaşantıları bundan çok uzak olduğundan, bu çelişkiyi gören çocuklar da sıratı müstakim de istikamet tutturamamaktadırlar.

Velhasılı şunu bilmemiz lazımdır ki; kalpleri Allah’ın sevgisiyle, takvasıyla titremeyen bir Müslümanın bu dünyada zilletten başka yeri olamaz. İzzetli bir hayat için Allahu Zülcelâl’den yardımını ve kâmil manada muhabbetini isteyelim.  Ve duamız, “Allah’ım bizleri muhabbetinle rızıklandır” olsun… Vesselam…

Reklam
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ