EDİTÖR’DEN

EDİTÖR’DEN
islamcokguzel-reyhaniyayinlari-hz-muhammed-kitap-kampanyasi

Esselamu aleyküm

Bilim ve teknolojinin gelişmesiyle geçmişe nispeten hayat çok kolaylaştı. İnsanlar daha az bir çabayla ulaşımda, üretimde ve sanatta daha fazla mesafe kat edebiliyorlar. Hatta bilgiye ulaşmakta aynı…

Peki, ama insanlar bu modern hayatın getirdiği onca kolaylık, bunca konfor ve üst düzeydeki rahatlıklarına rağmen mutlular mı? Huzurlular mı yada kendilerini güven içinde hissediyorlar mı?

Maalesef, hayır!

Refah ve gelir düzeyi yüksek Batı ülkelerinden bu imkanlara sahip herhangi bir vatandaşı çevirin ve sorun. Soracağınız tüm bu ve bunun gibi sorulara olumsuz cevaplar verecektir!

Çünkü İslam’ın hakim olmadığı tek bir yerde dahi ne mutluluk ne huzur ne saadet ne de güven olmaz, olamaz!

Bugün yeryüzünde hükmetmekte olan dinsizlik akımlarından beslenen, sözde medeniyet götürme iddiasında bulunan barış ve demokrası çığırtkanları, gittikleri hiç bir yere ve insanlarına mutsuzluktan, acıdan, gözyaşından, kandan başka bir şey götürmemişlerdir. Uzaklara gitmeye gerek yok, yakın tarihe göz atın, anlarsınız…

Ekonomik siyasi ve sosyal alanlarda; ferdlerden ailelere, kabilelerden devletlere kadar dünyada şu anda büyük bir kaos yaşanmaktadır. Sadece Suriye’de katledilen resmi rakamlara göre sayıları 500 bine ulaşmış masumları getirin gözünüzün önüne; yerinden yurdundan edilmiş 12 milyon sivil Suriyeliyi hatırlayın! (Gayri resmi rakamlar resmi verilerin kaç katıdır artık)

Bütün bunların müsebbibi olan Egemen güçlerin kendi hegemonyalarını daha da güçlendirmek için yapmadıkları zorbalık, katliam, sinsilik kalmış mıdır?

Hafızalarınızı biraz daha zorlayın; Bosna’yı, Filistin’i, Cezayir’i, Etopya’yı hatırlayın mesela… Çeçenistan’da kaç yüz bin insan katledilmiştir biliyor musunuz?

Bölgede kargaşaların eksik olmayacağı yeni sınırlar çizilmekte, entrikalarla suni ihtilaflarla hükümetler düşürülüp hükümetler kurulmakta, devletler birbirleriyle savaştırılmaktadır. Neticede kendi ürettikleri silahların satışından daha çok kazançlar elde etmektedirler. Kazançları arttıkça da daha çok kargaşa çıkartmaktadırlar. Böyle basit ifade edilen ama derinlerine inilince yürekleri sızlatacak bir hal var ortada…

Fitneleri sadece global çapta değil elbette! Envai çeşit ahlaksızlıklarla aileler hedef alınmakta, yuvalar yıkılmaktadır. Ferdlerin cinnetini anlatmaya gerek var mı? Tecacüz, gasb, hırsızlık, cinayet, fuhuş haberlerini getirin hatırınıza…

Yeryüzü adeta bir üstü açık hapishaneye dönüşmüş, ulusal sınırlar ve sınıfsal farklılıklarla insanlar adeta toptan cezalandırılmaya çalışılmaktadır. Kan ve gözyaşından sulanan, kaostan beslenen bu zalim ve hakim güçler ellerinde olan dünyanın çoğu kukla medya organlarına yaptırdıkları  yalan haberlerle, karapropaganda kokan dizi, fim ve programlarla insanların bu makus talihlerini görmelerini de perdelemektedirler.

Bugün her yerde savaşlar var; insanlık düşmanı bilim adamlarının icat ettikleri, kullanıldıklarında tüm ekolojik dengeyi altüst edecek ve etkileri yüzlerce yıl sürecek yeni silahlar deneniyor. Mazlum toplumların yerüstü ve yer altı kaynakları hızla sömürülerek tüketiliyor. Genel anlamda dünya kötü yönetiliyor. Özel çerçevede ise İslam alemi tam bir istila, işgal ve yıkım yaşıyor.

İslam’ın yayılışına engel olmak için ebucehil mantığında, daha profesyonel imkanlarla kirli şeytani bir savaş yürütülüyor. Zira biliniyor ki İslam gelirse, zalimliklerini sürdüremeyecek, mazlumları sömüremeyecekler.

İnsanlar mutlu olsun istemiyorlar. Huzura ve istikrara düşmanlar, zira bunlar olursa tüketen bir hayvan olarak gördükleri yığınlar, insan olduklarının farkına varacaklar ve otoriteleri bitecek bu zalimlerin…

Biz Müslümanlar, kesin olarak biliyoruz ki; dünyada huzurun tesisi de İslam’la mümkündür, teminatı da ancak İslam’dır. Dünya İslam’a muhtaçtır. Başka hiç bir sistem bu dünya insanın derdine derman olamaz. Bu dünyayı da bu evreni de canlı cansız ne varsa hepsini de yaratan Allah’tır. Bunların nasıl idare edileceğini de saadete ereceğini de ancak Allah bilir!

Herşeyin en iyisini bilen Allah, kullarının nasıl yaşarlarsa mutlu olacaklarını da Peygamberleri ve tüm insanlığa gönderilmiş olan peygamberimizle; indirdiği kitaplarla ve hükmü kıyamete kadar sürecek olan Peygamberimize indirilmiş Kur’an’la bizlere bildirmiştir. Biz diyoruz ki; Allah’ın kitabı Kur’an-ı Kerim, bu dünyanın kullanma kılavuzudur. Yeryüzünde Kur’an’a göre hükmedilmedikçe; insanlığın sevk ve idaresi İslam’ın iradesine teslim edilmediği sürece bu ihtilaflar, bu kavgalar, bu kaos, fitneler, barbarlıklar, canilikler bitmeyecektir. Dünya, İslam’a geri dönmelidir. Müslümanların İslam’a ihtiyacı olduğu kadar gayri Müslimlerin de İslam’a ihtiyacı vardır. Adalet, sosyal, dayanışma, ünsiyet, saadet, refah ve yeryüzünde adaletin tesisi için ve dahi siyasi istikrar içinde bu gereklidir. Yeryüzünün mevcut uydurma beşeri sistemleri, insan ile devlet arasında olması gereken asgari ölçüleri de yıkmıştır. Bu sebepledir ki yeryüzündeki terör eksik olmamaktadır.

Biz diyoruz ki; yeryüzünde insanlığa ihtiyacı olan bütün bu saydıklarımızı ve sayabileceklerimizi de sağlayabilecek olan ancak Allah’ın nizamı olan İslam’dır ve bu noktada İslam’ın tek bir alternatifi de yoktur.

Ülkemizde son zamanlarda anayasa değişikliliğinden bahsedilmektedir, Yeri gelmişken belirtmeden geçmeyelim. Ülkemiz acilen İslam’la barışmalıdır. Yoksa bu kokuşmuş çürümüş ve adeta bir bataklık gibi terör ve anarşi üreten sistemde yapacağınız tadilat kurtuluş ve adalet olmayacaktır.

Unutulmamalıdır ki; “Allaha itaat edenler ve etmeyenler aynen bir gemideki kavme benzerler” bu gemideki şımarıkların, azgınların ve hakbilmezlerin gemiye verecekleri zararın cezasını gemideki herkes ödeyecektir.

Bu cemiyet gemimizde kötü insanlarla mücadele etmek, onların ıslahı için çaba göstermek ve Allah’ın dininin kurallarına göre ortak bir yaşam oluşturmak için çabalamak her Müslümanın asli görevidir. Durmadan, gece gündüz hiç dinlenmeden bunun için çalışmakla yükümlüyüz. Aksi takdirde yoksa maazallah o gemi batacaktır. Gemi batarsa da kim kurtulur, kim boğulur bilinmez. Allah kutlu davamızda rızası için olmayı ve rızası doğrultusunda yaşamayı hepimize nasip etsin. (Âmin)

Reklam
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ