FAKİHLERİN ÖNDERİ İMAMI ŞAFİ HAZRETLERİ

FAKİHLERİN ÖNDERİ İMAMI ŞAFİ HAZRETLERİ
islamcokguzel-reyhaniyayinlari-hz-muhammed-kitap-kampanyasi

“Dâimâ hizmet ve gayret içinde ol! Çünkü hayatın gerçek lezzeti, hiç bezginliği olmayan bir yorgunluktadır.”

asıl adı, Muhammed bin İdris’tir. Şafii Mezhebinin imamıdır. Dedesinin dedesi Şafi, Kureyş kabilesinden ve eshab-ı kiramdan olduğu için, Şafii adı ile meşhur olmuştur. İmam Şafiî’nin doğum yılı Ebû Hanîfe’nin (ö. 150/767) vefat yılına rastlar. 54 Yıl gibi kısa bir ömür yaşamış ama bunu çok güzel değerlendirerek tarihte iz bırakmıştır.

İmam Şafiî, İslam kültür tarihinde ilk olarak fıkıh usulünü tedvin edip temellerini atan bir âlimdir. Bu konuda “Er Risâle” adındaki yazdığı eser, kendi dalında bir ilktir. Daha önce ayet ve hadislerden hüküm çıkarmada, günlük fer’i problemleri çözmede sahabe devrinden itibaren bir takım usul kurallarına uyuluyordu. İlk müçtehit imamların devrinde de sözlü olarak, nesih ve mensuh kaideleri, mutlak, mukayyet, umum, husus gibi metotla ilgili bilgiler hüküm çıkarmada esas alınıyordu. Ancak bunlar tedvin edilerek yazılı bir eser haline getirilmemişti.

İşte İmam Şafiî ilk olarak usul konularını kaleme alarak “Er Risâle” adlı eserini meydana getirdi. Çünkü İmam Şafiî, sahabe, tabiin ve kendinden önceki fıkıh bilginlerinden intikal eden fıkıh servetini hazır bulmuş, İmam Mâlik’ten aldığı Medine fıkhı ile İmam Muhammed aracılığı ile aldığı Irak fıkhını birleştirici bir yol izlemiştir.

İmam Şafiî mutlak, bağımsız bir müctehid olup, fıkıh, hadis ve usûlde imamdı. O, Hicaz ve Irak fıkhını birleştirici bir yol izledi. Ahmed b. Hanbel onun hakkında; “İmam Şafiî, Allah’ın kitabı ve Rasûlünün sünneti konusunda insanların en fakihi idi.” demiştir. (Vehbe ez-Zühaylı, el-Fıkhu’l-İslâmi ve Edilletüh, Dimask 1405/1985, I/36,37).

Şafiî Fıkhının Dayandığı Kaynaklar

İmam Şafiî ictihadlarını dayandırdığı delilleri “el-Ümm”de şöyle belirlemiştir: “İlim çeşitli derecelere ayrılır. Birincisi, Kitap ve sabit olan Sünnettir. İkincisi, Kitap ve Sünnet’te hüküm bulunmayan meselelerde İcmâ’dır. Üçüncüsü bazı sahabîlerin sözleridir. Ancak bu sahabe sözleri arasında çelişki bulunmamalıdır. Dördüncüsü, ashab-ı kiram arasında ihtilaflı kalan sözlerdir. Beşincisi, Kıyas’tır. Bu da temelde Kitap ve Sünnet’e dayanır. İşte ilim bu derecelerden en üst olanından elde edilir.” (eş-Şafiî, el Ümm, Kahire 1321-1325, VII/246).

Günümüzde Anadolu’nun doğu kesiminde, Kafkasya, Azerbaycan, Hindistan, Filistin, Seylan ve Malaya Müslümanları arasında Şafiî mezhebine mensup olanlar bir hayli fazladır. Endonezya adalarında ise hâkim olan tek mezhep Şâfiî mezhebidir (Ebû Zehra, a.g.e, 358 vd.)

İMAMI ŞAFİİ HAZRETLERİNİN SÖZLERİNDEN BAZILARI

İmamı Şafii Hazretleri hikmetli ehli bir zat idi. Kendisinin ölümsüz hakikatleri dile getirdiği pek çok hikmetli sözü vardır. Onlardan bazılarını istifadenize sunuyoruz:

Allah’ın akıllı kulları kimlerdir?

“Allah’ın akıllı kulları şunlardır ki; dünyanın boş hevâ ve heveslerine aldanmazlar. Diğer taraftan da dünyanın ve âhiretin belâ ve imtihanlarından korkarlar. Dünyaya ibretle nazar ederler ve bilirler ki, o asla bir faniye vatan olamaz! O Hak dostları; dünyayı bir deniz, sâlih amelleri de onun üzerinde (âhirete intikal edecekleri) gemiler sayarlar.”

Nefislerine uyarak perişan olanlar

İmamı Şafii Hazretleri şöyle buyurmuştur; “Serâbın kendisini görene hıyânet ettiği ve kendisine bel bağlayanların umudunu boşa çıkardığı gibi; nefsânî emel ve ihtiraslar, dünyevî arzu ve emeller de nicelerini perişan etmiştir.”

“Ucba yada kibire düşecek olursan…”

İmamı Şafii Hazretleri şöyle buyurmuştur; “Amellerin husûsunda ucba ve kibre yani kendini beğenmişliğe ve gurura düşmekten korkarsan, bunu başarmak için, dost olmaya gayret ettiğin Zât’ın rızâsını tefekkür et. Bu amellerin ile hangi nimetleri arzu ettiğini, hangi cezalardan korktuğunu, hangi âfiyetlere şükrettiğini ve hangi musîbetlerden ibret aldığını iyi bir düşün. Bunlardan biri üzerinde dahî hakkıyla tefekkür edebilirsen, amelin gözünde küçülecektir.”

Nasihatte uyulması gereken adab

İmamı Şafii Hazretleri şöyle buyurmuştur; “Eğer kardeşine gizlice, ihlâs ve tatlı bir lisanla nasihat edersen, hakikaten nasihat etmiş olursun. Eğer herkesin içinde dikkatsizce konuşursan, onu yıkmış olursun veya arsız edersin.”

Allah’ın sadık kullarından olmaya bak

İmamı Şafii Hazretleri şöyle buyurmuştur; “İnsanların hepsini hoşnut etmen mümkün değildir. Sen Allah ile aranı düzeltmeye bak. Bunu gerçekleştirdikten sonra insanlara aldırma!”

Nefsine zulmedenlerin en zalimi kimdir?

İmamı Şafii Hazretleri şöyle buyurmuştur; “Nefsine zulmedenlerin en zâlimi, yükselince akrabalarına kabalık eden, dostlarını tanımazlıktan gelen, şerefli kişileri istihfâf edip fazîlet sahiplerine kibirlenendir.”

Nerede susmalı?

“Konuşmanın seni cezbettiği yerde, sükûta sarıl. Unutma ki, sustuğuna pişman olan pek azdır da, konuştuğuna pişman olan çok kimse vardır.”

Reklam
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ