Hakkında Ayet İnen Tevbekâr Sahabe Ka’b b. Amr (r.a)

Hakkında Ayet İnen Tevbekâr Sahabe Ka’b b. Amr (r.a)
islamcokguzel-reyhaniyayinlari-hz-muhammed-kitap-kampanyasi

Müslüman oluşu

Medineli, Hazreçlilerin Süleymoğullarındandır. Künyesi “Ebu Yesar” olan Ka’b b. Amr radıyallahu anhu kısa boylu, biraz şişmandır. Annesi Nesibe binti Ezher’dir. Üç kez evlenen Ka’b b. Amr’ın, bu evliliklerinden Umeyr, Yezid, Habib ve Âişe adında dört çocuğu olmuştur.

Çok cesur, atılgan, gözünü budaktan sakınmayan, kahraman biriydi. Hayatı boyunca hakkın hâkim olması için gayret etti. Bunun için her zaman can vermeye hazır oldu. Son olarak Hz. Ali radıyallahu anhu ile Sıffin Savaşı’na katıldı.

Allah Resulü sallallahu aleyhi vesellem, Medinelilerle tanıştığında, o henüz 16-17 yaşlarında bir gençti. Akabe’de biat eden Medinelileri dinleyen Ka’b b. Amr radıyallahu anhu, hemen Müslüman oldu. Medineli Müslümanlar İkinci Akabe Biati için hazırlanınca, Ka’b b. Amr radıyallahu anhu da onlara katılarak Mekke’ye gitti. Gece Allah Resulü sallallahu aleyhi vesellem ile Akabe’de gizlice buluşarak, ona biat etti ve onu canı, malı ve çocukları gibi korumaya söz verdi.

Allah Resulü sallallahu aleyhi vesellem, Medine’ye hicret ettikten sonra, Suffe’ye yerleşerek, Allah Resulü sallallahu aleyhi vesellemden ilim irfan öğrendi.

Tevbesi ve hakkında inen ayet

Ka’b b. Amr radıyallahu anhu anlatıyor: “Bir hanım bana gelmiş, hurma satın almak istiyordu. Ona: ‘Evde bundan daha güzeli var’ dedim. Kadın benimle birlikte eve girdi. Ona meylederek onu öptüm. Bir anda boş bulunup yaptığımdan dolayı çok üzüldüm. Hz. Ebu Bekir’e giderek durumu ona anlattım. Hz. Ebu Bekir: ‘Tevbe et! Kimseye de söyleme’ Dedi. Ancak ben bu günaha daha fazla dayanamadım. Allah Resulü sallallahu aleyhi vesellemin yanına giderek durumu ona anlattım. Allah Resulü sallallahu aleyhi vesellem: ‘Allah yolunda cihad için çıkan birinin ailesine mi bunu yaptın! Buyurdu.”

“O anda pişmanlık ve utançtan, daha önce değil de yeni Müslüman olmuş olmayı istedim. Kendimin cehennemliklerden olduğunu düşünmeye başladım. Aradan bir zaman geçti. Allah Resulü sallallahu aleyhi veselleme benimle ilgili vahiy geldi: ‘Gündüzün iki tarafında, gecenin ilk saatlerinde namaz kıl. Şüphesiz ki iyilikler kötülükleri giderir. Bu, öğüt alanlar için bir hatırlatmadır.’ (Hûd; 114) Allah Resulü sallallahu aleyhi vesellemin yanına gittiğimde bu ayeti bana okudu. Sahabeler:
– Ya Resulellah! Bu yalnızca ona özel mi, yoksa bütün insanlar için genel mi? Diye sordular. Allah Resulü sallallahu aleyhi vesellem:
– Bütün insanlar için geneldir, buyurdu.” (Tirmizî, Tefsiri Kur’an, 11/7)

Mekke’nin Fethinde

Mekke’nin fethine katılan Ka’b b. Amr radıyallahu anhu, fetih sırasında Hâlid b. Velid komutası altında bulunan birlikteydi. Allah Resulü sallallahu aleyhi vesellem sahabelere şöyle emretti:
– Ey Müslümanlar! Silah kullanmayın! Yalnızca Bekiroğullarına yaptıklarından dolayı, ikindi namazına kadar Huzaalılarla savaşmaya izin verilmiştir.

Allah Resulü sallallahu aleyhi veselleme belli bir saat izin verilmişti. Bu saatin dışında Huzaalılarla da savaşmayı yasakladı.

Ka’b b. Amr radıyallahu anhu anlatıyor: “Mekke’nin fethinde bulunduğumuz yerden şehre girdiğimizde, bizimle savaşa hazırlanmış olan bir grupla karşılaştık. Şehre girmemizi engellediler. Hâlid b. Velid onlarla konuştu, çekilmelerini söyledi. Ancak onlar direndiler, ok atmaya başladılar. Bunun üzerine Hâlid b. Velid saldırı emri verdi. Bir süre sonra kaçışmaya başladılar. Onlar kaçınca, Hâlid b. Velid kaçanları takip etmememizi emretti. O sırada ben kılıcımı kaldırmış, bir adama hamle yapıyordum. Adamı bir darbe ile yere serdim. Adamı öldürdükten sonra, Huzaalıların öldürülmelerinin yasaklandığını duyunca, elim yanıma düştü. Hemen adamın kimlerden olduğunu soruşturmaya başladım. Öldürdüğüm kişinin Huzaalı olmadığını öğrenince sevindim.”

Affı ve bağışlaması

İnsanlara karşı affedici olan Ka’b b. Amr radıyallahu anhu, insanlara karşı her zaman anlayışlı davranırdı. Abdullah b. Utbe radıyallahu anhu anlatıyor: “Ebu Yesar’ın (Ka’b b. Amr) bir adamdan alacağı vardı. Adam bir türlü borcunu vermiyordu. Bir gün alacağını istemek için evine gitti. Ebu Yesar’ın geldiğini fark eden adam kızına:
– Gelene ‘O burada yok’ de, diye seslendi. Ancak sözlerini Ebu Yesar da duydu. Kızı daha ‘Babam evde yok’ demeden Ebu Yesar:
– Dışarı çık, sesini duydum, dedi. Adam dışarı çıkınca:
– Niçin böyle yaptın? Diye sordu.
– Zor durumda olduğum için.
– Allah için söyle, gerçekten zor durumda mısın?
– Allah için, gerçekten zor durumdayım.
– Haydi, evine git, alacağımdan vazgeçtim. Çünkü Allah Resulü sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu: “Kim, zor durumda olan borçluya zaman tanır ya da alacağından vazgeçerse kıyamet günü Allah’ın korumasında olur.” (İbni Mâce, Dârimi, İbnü’l-Esîr)

İlmi ve Ameli

Ubâde b. Velid radıyallahu anhu anlatıyor: “Babamla Ensar’ın bulunduğu mahalledeki sahabelerden ilim tahsil etmek için evden ayrıldık. Oraya gittiğimizde, ilk olarak Ebu Yesar (Ka’b b. Amr) ile karşılaştık. Kölesi ile oturuyordu. Elinde üst üste konulmuş bir miktar sayfa vardı. Üzerinde bir hırka ile Maafîr kumaşından yapılı bir elbise, kölesinde de aynı şekilde bir hırka ve Maafir kumaşından bir elbise vardı. Babam ona:
– Seni biraz sıkıntılı görüyorum ey amca! Dedi. O:
– Evet,  diyerek bir alacak meselesini anlattı ve Allah Resulü sallallahu aleyhi vesellemin bir hadisini nakletti. Babam:
– Kölenle aynı giyinmişsin? Diyerek bunun sebebini sordu.
– Allah Resulü sallallahu aleyhi vesellem köle ve hizmetliler hakkında, ‘Onlara yediğinizden yedirin, giydiğinizden giydirin’ buyurdu. Ahirette sevabımı köleme vermektense dünyada malımı vermeyi tercih ederim.” diye cevap verdi.

Allah Resulü sallallahu aleyhi vesellemden birkaç hadis rivayet eden Ka’b b. Amr radıyallahu anhudan, Ebu Eyyûb’un azatlı kölesi Seyfi, Ubâde b. Velid, Musa b. Talha ve Hanzala b. Kays (radıyallahu teâlâ anhum) gibi kişiler hadis rivayet ettiler.

Ömrü uzun, faydalı bir kimseydi

Ka’b b. Amr radıyallahu anhu yaşlandığında, çocuklarından biri bir sebepten dolayı onu kızdırır. Allah Resulü sallallahu aleyhi vesellemin kendisi için yapmış olduğu duayı hatırlar ve ağlayarak şunları söyler:

– Ömrüme yemin olsun ki! Arkadaşlarımın hepsi vefat etti. Ben sona kaldım. Yaşadığım sürece, Allah Resulü sallallahu aleyhi vesellem benim hakkımda, ‘Allah’ım! Bizi ondan faydalandır’ diye dua etmesinden dolayı, arkadaşlarım benden hep fayda gördü. Ben onlardan fazla faydalanamadım.

Hicretin 55. Yılında, Medine’de hayata veda eden Ka’b b. Amr radıyallahu anhu, Bedir Savaşı’na katılıp da Medine’de bulunan son sahabe idi. Allah bizi ondan faydalananlardan eylesin. (Âmin)

 

Reklam
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ