Her Halinde Allah’tan Kork

Her Halinde Allah’tan Kork
islamcokguzel-reyhaniyayinlari-hz-muhammed-kitap-kampanyasi

Ebu Zer Cündüb İbni Cünâde ve Ebû Abdurrahman Muâz İbni Cebel radıyallahu anhudan rivayet edildiğine göre, Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurmuştur:

“Nerede ve nasıl olursan ol, Allah’tan kork. Kötülük işlersen, hemen arkasından iyilik yap ki, o kötülüğü silip süpürsün. İnsanlarla güzel geçin!” (Tirmizî, Birr, 55)

Hadisin söyleniş sebebi

Bu tavsiye, Ebû Zer ve Muaz b. Cebel’e Peygamberimiz tarafından farklı zamanlarda çeşitli sebeplerden dolayı yapılmıştır. Bu husustaki rivayetlerden bir tanesi şöyledir:

Ahmed b. Hanbel’in rivayetine göre Ebu Zer şöyle anlatmıştır: “Ben:
– Ya Rasulallah bana, beni cennete yaklaştırıp cehennemden uzaklaştıracak bir şey öğret, dedim. Peygamberimiz sallallahu aleyhi vesellem:
– Bir kötülük yaptığın zaman hemen bir de iyilik yap. Çünkü iyiliklere on misliyle sevap verilir, buyurdular. Ben:
– Ya Rasulallah! ‘Lâilahe illallah’ demek iyilikten sayılır mı? Dedim. Peygamberimiz:
– O, iyiliklerin en güzelidir, buyurdular, demektedir.

Açıklamalar

(Bu hadis-i şerifte takva, günahın tevbe ve amelle temizlenmesi ve güzel ahlak konuları ele alınmaktadır. Biz buradaki açıklamalarımızı takva üzerinde yoğunlaştıracak ve kısaca tevbeye temas edeceğiz.)

Hadis-i şerifte emredilen “Allah’tan korkmak” ifadesinin terim karşılığı takvadır. Takva; Allah’ın emirlerini yerine getirmek, yasaklarından kaçınmakla gerçekleşen ve dinin temeli olan bir ilkedir. Buna Allah saygısı, Allah korkusu da denir.

Takva, çeşitli derecelere ayrılmaktadır. En alt tabakası, şirkten uzak kalmak, en üst derecesi ise Allah’tan başka her şeyden (masiva) yüz çevirmektir. Takvanın birbirlerinden farklı dereceleri bulunmaktadır. Ne var ki takvanın tabii sonucu, İlâhî murakabe altında olduğu bilinci ile hareket etmekten ibarettir.

Takva, yalnızlıkta, toplum içinde, bela ve musibet anında, bolluk ve refah, yokluk-darlık içinde, hâsılı her durumda Allah’a karşı saygılı olmak, sürekli uyanık, dikkatli ve şuurlu bulunmaktır.

Peygamberimizin bu hadis-i şerifte bize yapmış olduğu en büyük tavsiye, Allah korkusudur. Bu, bütün iyilikleri cem edip bütün kötülüklerden koruyucudur. Allah korkusu sayesinde müminler Allah’ın yardım ve desteğine mazhar olmaktadırlar. “Çünkü Allah (kötülükten) sakınanlar ve güzel amel edenlerle beraberdir.” (Nahl, 28)

Allah celle celaluhu, bu takva sayesinde müminlere güzel rızık ve sıkıntılardan kurtuluş vaat etmektedir. “Kim Allah’tan korkarsa, Allah ona bir çıkış yolu ihsan eder. Ve ona beklemediği yerden rızık verir. Kim Allah’a güvenirse O, ona yeter.” (Talak, 3)

Allah takva olmaları sebebiyle müminleri düşmanların hile ve tuzaklarından korumaktadır. “Eğer sabreder ve (takva ile) korunursanız onların hilesi size hiçbir zarar vermez.” (Âl-i İmran, 120)

Allah-u Teâlâ, takva sahiplerine merhamet etmeyi, kendi zatına bir görev saymış ve şöyle buyurmuştur: “Rahmetim ise her şeyi kuşatır. Onu, sakınanlara (takva sahibi olanlara), zekâtı verenlere ve ayetlerimize inananlara yazacağım.” (Arâf, 156)

Takvanın üstünlüğü ve sevabının büyüklüğü hakkında birçok ayet ve hadis vardır. Buna şaşmamalıdır; çünkü takva müminlerin yolu, peygamberlerin ahlâkıdır. “İşte o Peygamberler, Allah’ın hidayet ettiği kimselerdir. Sen de onların yoluna uy.” (En’am, 90)

Takva, Allah’ın gelmiş geçmiş bütün kullarına tavsiyesidir. Ona sarılan kurtulur. Ondan yüz çeviren helâk ve hüsrana uğrar.

Hz. Peygamber sallallahu aleyhi vesellem, “Nerede ve nasıl olursan ol, Allah’a karşı saygılı bulun” tavsiyesiyle, Müslümanları, “… Gerçekten Allah, üzerinizde gözetleyicidir.” (Nisa, 1) ayetinin manasına uygun davranmaya çağırmıştır.

Takva, günah işlemeye; günah işlemek de takva sahibi olmaya engel olmadığı için beşer eksikliği olarak işlenecek günahların peşinden iyilik yapmak, o hata ve günahın sonuçlarını ve hatta bizzat günahın kendisini ortadan kaldırmak gerekmektedir. Zira Allah-u Teâlâ; iyiliklerin kötülükleri giderdiğini Hud sûresi, 114. ve hatta iyiliklere tebdil ettiğini Furkan sûresi 70. ayetlerde haber vermiştir. Bu da murakabe şuurunun olumlu bir başka neticesidir.

Gerçek takva

Takva, İslam’ın getirdiği inanç, ahlâk, hukuk ve ibadet prensiplerinin tamamını içine alan bir kavramdır. Allah Teâlâ şöyle buyuruyor:

“İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı tarafına çevirmeniz değildir. Asıl iyilik o kimsenin yaptığıdır ki Allah’a, ahiret gününe, meleklere, kitaplara, Peygamberlere inanır. (Allah’ın rızasını gözeterek) yakınlara, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışlara, dilenenlere ve kölelere sevdiği maldan harcar. Namaz kılar, zekât verir. Antlaşma yaptığı zaman sözlerini yerine getirir. Sıkıntı, hastalık ve savaş zamanlarında sabreder. İşte doğru olanlar, bu vasıfları taşıyanlardır. Muttakiler ancak onlardır.” (Bakara, 177)

Takva, bu manada sadece bir söz yahut kuru bir iddia olmayıp bilakis Allah’a devamlı itaati ifade eden ve ona isyandan uzaklaştıran amel ve aksiyondur. Gerçekten örnek ve önder büyüklerimiz (selef-i salihin) takvayı Allah’a itaat edip isyan edilmemesi, Allah’ın zikredilip unutulmaması ve Allah’a şükredilip nankörlük yapılmaması olarak yorumlamışlardır.

Günahlara tevbe ve hayırda acele etmek muttaki müminlerin ahlâkıdır

Bazen insana unutkanlık ve gaflet baskın gelip nefis ve şeytan da insanı tahrik eder, sonuçta insan isyan ve günaha düşer. İşte, bu durumda takva, derhal tevbe edip Allah’tan af dilemektir. Allah Teâlâ muttakileri beyan ederken şöyle buyurmuştur:

“Yine onlar ki, bir kötülük yaptıklarında ya da kendilerine zulmettiklerinde Allah’ı hatırlayıp günahlarından dolayı hemen tevbe ve istiğfar ederler. Zaten günahları Allah’tan başka kim bağışlayabilir ki? Bir de onlar, işledikleri kötülüklerde bile bile ısrar etmezler.” (Âl-i İmrân, 135)

Muttaki müslüman, tevbe ve istiğfardan sonra günahlarının affı için hayır işlerine ve salih amellere koşmalı, Allah’ın bu konudaki vadine güvenmeli, Peygamberin emrine icabet etmelidir. Allah Teâlâ şöyle buyuruyor: “Çünkü iyilikler kötülükleri (günahları) giderir. Bu, öğüt almak isteyenlere bir hatırlatmadır.” (Hud, 114)

Peygamberimiz sallallahu aleyhi vesellem de şöyle buyurmuştur: “Kötülüğün ardından bir de iyilik yap ki, onu silip yok etsin.”

Reklam
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ