Irkçılık Haramdır!

Irkçılık Haramdır!
islamcokguzel-reyhaniyayinlari-hz-muhammed-kitap-kampanyasi

Esselamu aleykum

Allah-u Zülcelâl, Kur’an-ı Kerim’de bütün Müslümanların kardeş olduğunu bildirir.
Ayet-i Kerime Meali şöyledir; “Müminler ancak kardeştirler, onun için iki kardeşinizin aralarını düzeltin ve Allah’tan korkun ki, rahmete layık olasınız!” (bkz. Hucurat; 10)

Peygamberimiz sallallahu aleyhi vesellem de hepimizin Hz. Âdem aleyhisselamın çocukları olduğumuzu, beyazın siyaha üstünlüğü olmadığını, üstünlüğün ancak takva ile olduğunu bize bildirir.

Şöyle buyururlar;
“Allah indinde en şerefliniz takvâca en ileri olanınızdır. Arabın Arap olmayan (acem) üzerine bir üstünlüğü yoktur. Arap olmayanın da Arap üzerine bir üstünlüğü yoktur. Beyaz derili olanın siyah derili üzerine bir üstünlüğü yoktur, siyah derili olanın da beyaz derili üzerine bir üstünlüğü yoktur. Üstünlük sadece takvâ iledir.” (Ahmed ibn-i Hanbel)

Tüm Müslüman akvam, İslam milletinin doğal birer üyesidir. Kavimlerin arasında fark ve üstünlük yoktur. Müslümanların tek bir milleti vardır o da İslam Milletidir.

Biz ülke olarak ümmet inancıyla yönetilmiş büyük bir imparatorluğun enkazı üzerine kurulduk. Ancak ümmet inancına tamamen zıt olan Ulus Devlet yapısı içinde yetiştik, isteyerek veya istemeyerek benimsedik. Bu yeni düzende üretilen dil doğal olarak İslam’a tamamıyla ters oldu.

Ziya Gökalp “Millet” kavramını asıl manasında değil, tamamıyla ulus düşüncesine göre evirerek gerçek anlamının dışında kullandı. Ve doksan yıldır ilkokuldan üniversiteye kadar bu yanlış tanım ile insanlar yetiştirildi. Hatta çoğu İslami aydın diyebileceğimiz şahsiyetler bile bu yanlış tanımla fikir üretti.

Aslında millet, “Ümmetin Dini” demektir. Kavim anlamında kullanılamaz. Her kavmin kendi dili, folkloru, örf ve âdeti vardır elbette, İslam da bunu kabul eder. Ama bunu bir üstünlük vasfı olarak bilmek haramdır ve Kur’an’a aykırıdır.

İslam’da, başka kavimden Müslümanlara düşmanlık etmeye sebep olacak şekilde bir yurttaşlık, vatandaşlık anlayışı yoktur. İslam’da uhuvvet ve kardeşlik vardır. Bir Müslüman’ın vatanı tüm İslam coğrafyasıdır. Bizim tek bir vatanımız var, o da İslam beldesidir. İslam sınıf ve sınır tanımaz. Çünkü İslam’a aidiyet imanla olur.

Osmanlıyı yıkmak için en çok milliyetçilik akımı kullanılmıştır. Milliyetçi söylemler ilk etapta masum görünür ve insanın benliğini okşayan bir yanı olduğunda çoğu kişilerin hoşuna gider. Ama bu Müslüman toplumların arasında tefrikaya yol açar ve hepsini zayıf düşürerek esaret ve yıkıma götürür.

İşin ilginç yanı, İslam coğrafyalarında milliyetçilik tohumlarını atanlar bizzat İngiliz ajanlarıydı. Arabistan’da kandırdıkları Bedevilere Osmanlıdan ayrılmayı telkin ederken, aynı dönemde Osmanlı payitahtında da soyu sopu belli olmayan Sabataist ve dönmelerle ittihatçılar da aynı şekilde ümmetin birliği inancına ihanet içindeydiler…

Osmanlı yıkıldıktan sonra kurulan “Milli” devletler zamanında Müslüman halklar, tamamıyla kendi köklerinden uzaklaştırılmış, egemen güçlerin uşaklığını yapanlar tarafından ümmetin kardeşliği şuuruna yabancılaştırılmışlardır. Osmanlı tüm eksikliklerine rağmen batı emperyalizmi önünde muhkem bir bariyerdi. Ve o bariyer yıkıldıktan sonra Ortadoğu bir daha sulh yüzü görmedi.

Müslümanlar ırkçı/milliyetçi söylemlerden uzak durmalıdırlar. Allah bizi kardeş kılmıştır. Dillerimizin ve renklerimizin farklılığı da Allah’ın ayetlerindendir. Hepimiz kardeşlik şuuru içinde birbirimizle elbirliği yaparsak ancak o zaman yeniden izzet ve şeref sahibi oluruz.

Rabbim kalplerimizi birbirine ısındırsın ve yeniden bizi kardeş yapsın. (Âmin)

Reklam
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ