İslam Dünyası Üzerinde Oynan Oyunlar

Çin, Doğu Türkistan’da İslam’ı yasaklıyor

 

Doğu Türkistan Türklerini her vesile ile baskı ve zulüm altında sindirmeye çalışan Çin yönetimi, şimdi de İslami hayatı tehdit etmeye başladı.

 

Urumçi Şehir Emniyet Müdürlüğü, 10 Eylül’de bir açıklama yaparak “Terör İhbarcılarına” bir milyon Yen’e (163 bin $) kadar para ödülü vereceklerini açıkladı. Bu Beyannamenin ekinde yayınlanan ve “Terör Suçu” kapsamına giren eylemler arasında, Müslüman Uygur kadınların tesettürlü kıyafetleri ve “aşırı dini radikalizmi çağrıştıran” kıyafetleri giyen, satan, alan ve imal edenler de bulunmakta.
Çin’in resmi Xinhua (Yeni Çin) Ajansı’na göre; 26 Haziran’da Kaşgar ve ilçelerinde aynı gün ve saatte  yapılan sözde açık yargılamalarda, toplam 113 Müslüman Uygur’un mahkûm edildiği açıklandı. Mahkum edilenlerden, Kaşgar şehrinde bir ev aletleri satan Dükkan sahibi Mehmet Yusuf İdris, 2 adet bıçak, 2 adet balta sattığı ve bunları alan şahısların, Kaşgar Habing Hastanesi önünde, etnik Çinli göçmenleri öldürdükleri için 10 yıl ağır hapis cezasına çarptırıldığı açıklandı.
Müslüman Uygur Hanımlar, Allah-u Teala’nın emirlerine uygun şekilde giyinmeleri için imal edilen kıyafetlerin en tehlikeli “Terör Aletleri” kapsamına alınarak ve üstelik bunu ihbar edenlere bir milyon Yen ödül verilmesi, Çin’in insanlık sınırlarını zorlayan ve azgınlaşan tutumuna en çarpıcı örneklerden birini oluşturmaktadır.
Erkeklerin bıyık ve sakalı, kadınların başörtüsünün “Terör Aleti” olarak kabul edilmesi, ileride çocukların sünnet ettirilmesi, dini nikah ve benzeri İslam akidesinin emirleri olan dini ritüeller ve adetlerin de bu suç kapsamına alınmayacağını kim garanti edebilir?

 

http://www.gokbayrak.com

 

****************

 

Yorum

 

Müslümanları niçin ‘canavar’ olarak sunuyorlar?

 

Dünkü Yeni Şafak’ta ilginç bir haber vardı. İngiltere Başbakanı Cameron, IŞİD’i kastederek, ‘Bunlar Müslüman değil, canavar’ demiş!

 

Tam İngiliz ‘numara’sı bu! O ‘canavar’ı icat eden sizsiniz!

 

Niçin? ‘Müslümanlar, canavar’ demek için!

 

Ama ‘asıl canavar’ın siz olduğunuzu bütün dünya biliyor. Sömürgecilik tarihinde nerdeyse bütün dünya üzerinde ve bütün kıtalarda işlediğiniz cinayetleri, ektiğiniz nifak tohumlarını, kurduğunuz tuzakları dünyanın unuttuğunu sanıyorsanız, yanılıyorsunuz.

 

Yaptığınız, yapmaya çalıştığınız şey, Müslümanları ‘canavar’ olarak ilan etmek.

 

Ama bu, bir zoka! Bu zokayı yutmayacağız, yutturamayacaksınız!

 

Tipik İngiliz psikolojisini çok iyi yansıtan Cameron, hızını alamamış ve şöyle devam etmiş: “IŞİD’e karşı kapsamlı bir strateji uygulayacağız!” diye eklemiş!

 

Bu da, tam bir karartma operasyonu! Hem de çok katmanlı, karmaşık, Müslüman kitlelerin zihinlerini fenâ hâlde karıştırmaya yetecek bir karartma operasyonu!

 

Pakistan ve Mısır’dan Sonra Sıra Türkiye’de!

 

İki asır önce Vehhabîliği icat edip, Yahudilerle birlikte Osmanlı’nın üzerine salan ve Osmanlı’nın durdurulmasında kullanan sizdiniz! Bunu unuttuğumuzu zannediyorsunuz ama fenâ hâlde yanılıyorsunuz: Unutmadık, unutmayacağız!

 

Şimdi yine ‘köleniz’ ve ‘maşanız’ Suudları kullanarak neo-selefîlik diye uyduruk bir ‘şebeke’ icat ettiniz.

 

Bu ‘şebeke’yi, bütün İslâm dünyasına, Balkanlara, Kafkaslara, Orta Asya’ya, Afrika’nın içlerine kadar süratle yaydınız. İslâm dünyasının ana omurgalarından birini oluşturan Mısır’ı bu şebeke aracılığıyla çökerttiniz.

 

Benzer bir ‘şebeke’yi Pakistan’da besleyip büyüttünüz. Amerikalılarla birlikte icat ettiğiniz El-Kaide’yi ve liderini ‘Batıya meydan okuyan adam da, hareket de bu!’ dedirtecek kadar El-Kaide liderini, psikolojileri örselenen, onurları yerle bir edilen Müslüman kitlelerin idolü hâline getirip Pakistan’ı çökertmekte kullandınız.

 

Ve Pakistan’a kısa tarihinin en büyük darbesini vurdunuz! Pakistan’ın bir daha ayağa kalkmasını neredeyse imkânsız hâle getirdiniz.

 

Mısır ve Pakistan’dan sonra sırada Türkiye var hedefte. Türkiye’yi IŞİD üzerinden vuracaksınız, bunu çok iyi biliyoruz!

 

İslâm’ın Yeniden Tarih Sahnesine Çıkışını Engellemek!

 

En son olarak, IŞİD denen bir ‘canavar’ icat ettiniz! Bunları en gelişmiş teknolojik silahlarla silahlandırdınız.

 

Bu ‘maşa’ları, hem Türkiye’nin güney hattına, zengin petrol yataklarının bulunduğu bölgenin en stratejik noktasına konuşlandırdınız hem de bölgedeki Şiilerin üzerine saldınız!

 

Amacınız, Şiî-Sünnî çatışmasının tohumlarını ekmek!

 

Kuklalar, maşalar ve taşeronlar aracılığıyla Müslümanları birbirine düşürmek!

 

Sonra da hem icat ettiğiniz ‘canavarlar’ üzerinden hem de birbirine düşürmeyi tasarladığınız Müslümanlar üzerinden İslâm’ın yeniden tarih sahnesine çıkış girişimlerine darbe vurmak!

 

Müslümanlar Canavardır Diyerek ‘Ilımlı İslâm’ın Önünü Açmak!

 

Daha açık bir ifadeyle, ne olursa olsun, ‘Müslümanlar, canavardır’, demek, böylelikle genelde dünya ölçeğinde İslamofibinin daha da köksalmasını sağlamak, özelde ise Müslüman kitleleri İslâm’dan uzaklaştırarak kolaylıkla kontrol edebileceğiniz ‘ılımlı İslâm’ın kucağına fırlatmak.

 

Böylelikle İslâm’ı paçavraya çevirmek ve hem dünyaya özellikle de büyük bir inanç bunalımı geçiren, İslâm’ın hızla yayılmasına müsait bir zeminde teşkil eden Batılı toplumlara ve İslâm dünyasındaki Müslüman kitlelere ‘İslâm’ın, bu dünyaya canavarlıktan başka, şiddetten başka, terörden başka verebileceği bir şey yok!’ demek!

 

Oyunu Görelim Ama Oyuna Gelmeyelim!

 

Belli bir süre daha gerek dünyayı gerekse İslâm dünyasını devâsâ medyatik gücünüzle ayartabilirsiniz ama şunu bilin ki, bütün bu yaptığınız ‘şeytanlıklar’, bir bumerang etkisi yaparak sizi vuracak!

 

Müslümanları birbirine düşürmeyi başaramayacaksınız!

 

Bunu yer yer de itiraf ediyorsunuz zaten: Irak’taki bir İngiliz komutanın şu sözü, sizin kazdığınız kuyuya düşeceğinizin bir resmi gibi: “Irak’ta Müslümanlar arasında nefreti yaymaya çalıştık. Ama başaramadık.”

 

Sözün özü: Zor zamanlardan geçiyoruz. Müslümanların birbirine kırdırılmaya çalışıldığı, basirete ve ferasete en fazla ihtiyaç duyduğumuz zorlu zamanlardan.

 

Çok büyük bir oyun tezgâhlanıyor. Oyunu görelim ama oyuna gelmeyelim, diyorum.

 

Yusuf Kaplan, Yeni Şafak

Reklam
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ