Kalp Ve Damar Sağlığının Korunması

Kalp Ve Damar Sağlığının Korunması
islamcokguzel-reyhaniyayinlari-hz-muhammed-kitap-kampanyasi

Hücrelere besin ve oksijen taşıyan kalp ve damar sisteminin sağlıklı bir şekilde çalışması önemlidir. Kalp ve Damar Sağlığının bozulması vücudun hayati fonksiyonlarını sağlıklı bir şekilde sürdürebilmesini engelleyerek ciddi sağlık sorunlarına ve hatta ölümlere neden olabilmektedir. Özellikle gelişmiş ülkelerde ölüm sebeplerinin başında ‘Kalp ve Damar Hastalıkları’ gelmektedir. Bu nedenle, ‘Kalp ve Damar’ sağlığının korunması hayati öneme sahiptir.

Kalp ve damar sağlığı, genetik özelliklerin yanı sıra beslenme ve yaşam tarzı ile doğrudan ilgilidir. Kalp ve damar sağlığını olumsuz etkileyen unsurlar olarak, sağlıksız beslenme, şişmanlık, alkol, sigara, hava kirliliği, hareketsiz bir yaşam ve stresi sayabiliriz.

Tüm hastalıklarda olduğu gibi, bu hastalık grubunda da hastalık ortaya çıkmadan önlenmesi çok önemlidir.

Kalp ve damar hastalıklarından korunmanın en etkili yolu olarak, hastalığa yol açan yaşam tarzını ve çevresel faktörleri düzeltmek, yüksek risk altındaki kişileri belirleyerek bunlara özel önlemler almaktır.

Birçok hastalıkta olduğu gibi kalp hastalıklarında da hastalığa yakalanmadan önce korunma yolları araştırılmalıdır. En azından oluşabilecek riskleri azaltmak gerekir. Bunun için düzenli ve ölçülü bir şekilde egzersiz yapılmalıdır. Egzersiz kalp sağlığını arttırır, kan basıncını düşürür. Kilo kontrolü sağlar ve stresi azaltır.

Kalp, kolestrol ve beslenme ilişkisi 

Günümüzde, kanserden sonra en çok korkulan hastalıklardan biri olarak görülüyor enfarktüs. Her yıl binlerce insan enfarktüs geçiriyor ve yine binlerce insan bu sebepten ölüyor. Araştırmacılar tarafından, bunların arasındaki üç kişiden birinin kadın olduğu söyleniliyor. Yani, eskiden inanıldığı gibi sadece erkeklerde görülmüyor, enfarktüs.

Hastalık takdiri ilahidir fakat bizler tedbir almakla sorumluyuz. Bu yüzden insanlar bu hastalıktan korunmak için daha fazla hareket edebilir, sigarayı bırakabilir, strese girmekten kaçınabilir, beslenmesine daha çok dikkat edebilir. Çünkü yüksek tansiyon ve yüksek kolesterol gibi hastalıklara bir türlü vazgeçemediğimiz fazla yağlı, tatlı ve tuzlu yiyecekler neden oluyor. Sonuçta yağ birikmesi, kalp damarlarını daraltıyor ve bu da enfarktüs demek oluyor.

Son yıllarda; gerek kalp-damar, gerekse kanser hastalıklarının oluşmasında yağ soylu maddelerin önemli rolü olduğu görüşü, yağların sağlığımız için zararlı olduğu izlenimini uyandırabilir. Ancak bu hatalı bir yargıdır. Yağların diyetten tamamen kaldırılması da en az aşırı ve dengesiz tüketimleri kadar zararlı olabilmektedir.

Yağların vücudumuzda birçok önemli görevleri olup, belli bir düzeyde alınmaları sağlığımız için gereklidir. Hiç yağ yemesek de vücudumuz yağ soylu maddelerin çoğunu nişasta ve proteinli gıdalardan üretebilir, ancak vücutta yapılamayan ve dolayısıyla “elzem yağ asiti” olarak tanımlanan “linoleik asit”in, diyetle alınan çoklu doymamış yağlarla az miktarda ama mutlaka alınması gerekir.

Tabağımızdaki kolesterol, kanımızdaki kolesterolü pek fazla etkilemez. Diyetten, kolesterol içeren gıdaların çıkarılması yanlıştır, çünkü gereksiz yere besleyici gıdalardan uzak kalınmış olur.

Son 20 yılda yapılan araştırmalar bu sonucu çıkarıyor. Diyetle alınan kolesterol yani tabağımızdaki kolesterol kanımızdaki kolesterolü pek fazla etkilemiyor. Örneğin, yüksek kolesterol içeren bir gıda olan yumurtanın, kan kolesterolünü yükseltme potansiyeli düşüktür. Yoğurt, kolesterol içeren bir gıda olmasına karşın, kan kolesterolünü düşürmektedir.

Aynı şekilde, balık da kolesterolü yüksek bir gıdadır, ancak içerdiği “omega 3” yağ asitlerinden dolayı LDL/HDL oranını düzeltmektedir. Buna karşın, çikolata ve hindistan cevizi yağlarında kolesterol olmadığı halde, bu yağları içeren gıdaların tüketimi kan kolesterolünü yükseltmektedir.

Bu nedenlerle, kan kolesterol düzeyini düşürmek isteyen bir kişi, diyetinden kolesterol içeren gıdaları çıkartarak sorunu çözebileceğini düşünürse, yanlış olur ve gereksiz yere yoğurt, balık ve yumurta gibi besleyici gıdalardan yararlanamaz. Zaten yiyeceklerle alınmayan kolesterol açığı, karaciğerde yapılan üretimle kapanacaktır. Ancak aşırı düzeylerde ve sakıncalı gıdalarla alınan kolesterolün damarlar üzerinde olumsuz etki yaptığı da bir gerçektir.

Kalb ve damar sağlığını bozan bir diğer etken ise sigaradır. Sigara içmek, kalp ve damar hastalığına bağlı ölümlerin yaklaşık üçte birinin nedenini oluşturur. Sigara bırakılmasının yeri kalp ve damar hastalıklarının önlenmesinde çok büyüktür. Sigara ile birlikte kolesterol yüksekliği, tansiyon yüksekliği ve diyabet olanlarda risk katlanarak artmaktadır. Özellikle ülkemizde sigara kalp hastalıları için en önemli risk faktörlerinden biri olmaya devam etmektedir. Sigaranın neden olduğu riskin azaltılabilmesi için sigaranın azaltılması değil tamamen bırakılması gereklidir.

Tansiyon yüksekliği kalp ve damar hastalıkları, inme riski, kalp ve böbrek yetersizliğine neden olması nedeni ile çok önemli bir risk faktörüdür. Yetişkinlerde her yaş grubu için tansiyon yüksekliği tanımı aynı olup 130/85 ve altı olarak kabul edilmektedir. Hem sistolik ve hem de diyastolik kan basıncında az miktarda düşme bile riski azaltmakta olup, değerlerin normale getirilmesi riski oldukça etkili bir şekilde düşürür. Burada da ilaç türü, ilaç dışı tedavi ve diyet seçimi kişiye özgü olarak yapılır.

Tavsiyeler

– Tansiyonunuza dikkat edin. Göstereceğiniz bu dikkat, enfarktüs tehlikesini yüzde 40-60 oranında azaltır.
–  Kolesterolünüze düzenli olarak baktırın. Bu da tehlikeyi yüzde 25 oranında azaltır.
–   Sigarayı bırakın.
–  Kan şekerini ciddiye alın. Şeker hastalarının yüzde 70’i kalp dolaşım hastalıklarından ölüyor.
–  Kilonuza dikkat edin. İdeal kilo ile tehlike yüzde 50 oranında azalır.
–  Haftada iki kere 30 dakika süreyle yapacağınız spor, tehlikenin yüzde 45 oranında azalmasına vesile oluyor.
–  Stresten kaçının. Stres tansiyonu yükseltir ve bunun sonucu olarak enfarktüs tehlikesi baş gösterir.
– İnsanlara kin, buğuz ve öfkeden kaçının. İyi niyetli insanlar mutlu insanlardır. Mutsuz insanların çoğu ise iyi niyetli olamadıkları için mutsuz olmaktadırlar. Kalb sağlınızı korumak için, insanlara karşı olumlu düşünceler besleyin.

Beslenmede dikkat edilmesi gerekenler 

Besin değerinin kaybolmaması için sebzeler az suyla, buharlı tencere veya toprak güveç kaplarında zeytinyağıyla pişirilmelidir. Havucu rendelemek B ve C vitaminlerinin kaybolmasına yol açar. Ayrıca sebze ve meyveleri vitaminlerinin kaybolmaması için kalın doğramak gerekir. Meyveler tok karnına değil, aç karnına yâda yemekten 2-3 saat sonra tüketilmelidir.

Sağlıklı beslenmek için günde birkaç kez; ekmek, makarna, pirinç, patates gibi tahıl grubundaki besinlerin tüketilmesi gerekiyor. Yine günde birkaç kez, çeşitli taze sebze ve meyvelerden tüketilmesi tavsiye ediliyor.

Sağlıklı beslenmenin diğer bir yönü ise diyetle yağ alımının kontrol edilmesini öneren WHO’ya (Dünya Sağlık Örgütü) göre, diyette yağdan gelen enerjinin oranının yüzde 30’u geçmemesi ve tereyağı, kuyruk yağı gibi doymuş yağlar yerine ayçiçek, mısırözü, soya, fındık, zeytinyağı gibi doymamış yağların tercih edilmesi öneriliyor.

Yağlı kırmızı etler ve kırmızı et ürünleri yerine; mercimek, kuru fasulye, nohut gibi kuru baklagiller ile balık, tavuk ve yağsız etleri tercih edin. Süt ve süt ürünlerini kullanın. Ancak bunların az yağlı ve az tuzlu olmasına dikkat edin.

Seçilen besinler düşük şekerli olmalı, basit karbonhidratlar yada çay şekeri gibi basit şekerler yerine, tahıllar, baklagiller gibi kompleks karbonhidratlar yiyin, şekerli içeceklerin ve tatlıların tüketim sıklığını sınırlandırın. Tuz tüketimini azaltın. Günlük toplam tuz tüketimi, yemeklerle, ekmekle ve içeceklerle alınan tüm tuz miktarı, bir tatlı kaşığını yani 6 gramı geçmesin. Kullandığınız tuzun iyotlu olmasına özen gösterin.

Kalb dostu olan yiyecekler 

Bol lifli madde içeren yiyecekler yiyin. Kepek, çavdar ürünleri, taze meyve ve sebze, lifli maddeler için en zengin kaynaklardır. Lifli besinler kolesterol ve yağ miktarını azaltır. Haftalık düzenli olarak balık tüketin. Balığın içerdiği doymamış asitler, damarlarda yağ birikmesini önler.

Magnezyum kaynaklarını (örneğin fındık, fıstık, baklagiller gibi) yemeyi ihmal etmeyin. Magnezyum kalbin fonksiyonunu dengede tutar ve adalelere enerji sağlar. Bol ıspanak yiyin. Bu yeşil sebzede bol miktarda “folik asit” ve B6, B12 vitaminleri vardır.

 

 

Reklam
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ