Nefsimizin Islah Zorunluluğu Ve Ramazan-I Şerif…

Nefsimizin Islah Zorunluluğu Ve Ramazan-I Şerif…
islamcokguzel-reyhaniyayinlari-hz-muhammed-kitap-kampanyasi

Hayr ü sevap ummanıdır Ramazan!
Onbir ayın sultanı, dertlilerin dermanı, suçluların sebeb-i gufranı, hayr ü sevap ummanı mübarek Ramazan-ı Şerîf bizleri teşrif eyledi. Çok şükür, elhamdülillah hamden kesîren, tayyiben, mübareken fîh!

 

Bu bir ruh eğitimi, nefs islâhı, ahlâk tebdil ve tehzibi mevsimi; sıhhat ve rahat, ibadet ve taat ayı; her sene uzun bir süre süren, ciddî bir tâlim ve terbiye devresi; geceli gündüzlü bir idman çalışması… Ne güzel, ne mükemmel, ne faydalı, ne gerekli, ne haşmetli, ne hikmetli, ne kutlu, ne mutlu bir inanç ve ibadet nizamı!

 

Nefsin psikolojisi
İnsanın en büyük, en tehlikeli, en gizli, en saklı, en fecî düşmanı kendisidir, nefsidir, (ego’sudur). Pek çok insan, onun azılı bir düşman olduğunun farkında değildir. Halbuki en büyük hatalar, yanılgılar, yenilgiler, ayıplar, kusurlar, suçlar ondan kaynaklanır.

 

Nefis tembeldir, yatmak uyumak ister; halbuki hayat ciddî bir mücadele, acımasız bir savaş, devamlı bir uğraştır; uyumamayı, gevşememeyi, gaflete düşmemeyi, sıkı çalışmayı, ter dökmeyi, cehd etmeyi, cihad yapmayı gerektirir.

 

Nefis oburdur, pisboğazdır, açgözlüdür; doyunca, patlayınca, tıksırıncaya kadar yer, semirir, şişmanlar, şımarır, azar, kudurur; haram helâl ayırmaz, insaf, adalet, müsâvât, muvâsât, îsâr, tercih, ikram, sabır, fedakârlık bilmez, başkalarını düşünmek istemez. Fakat toplum hayatı, tamamen aksinedir; ölçü ister, diğerbînlik ister, uyum ister, sabır ister; aşırı arzulara, hırs ve heveslere, bencilliğe dizgin ister, tahdit koyar, sınır çizer, karşı çıkar.

 

Nefis çok şehvetlidir, yar ister, eş ister, flört ister, aşk ister; nikâhla yetinmez, zinâya kayar, mahremi varken harama bakar, eşi varken metres tutar, camdan bakıp kaş göz eder, yuva yıkar, düğün basar, kız kaçırır, namus meselesinden silâh çeker, kan döker, can verir, can alır, kâtil olur.

 

Halbuki namahreme bakmamak, doğru yoldan sapmamak, namusunu iyi korumak, şehvete esir, nefse köle, şeytana maskara olmamak şart, farz, zaruri, zorunlu, mecburi. Çünkü toplum düzeni, aile nizamı, dinin kıvamı, ahlâkın devamı buna bağlı.

 

Nefis, keyif ehlidir, zevkperesttir, havâîdir, haylazdır, yaramazdır. Saz ister, söz ister, çalgı ister tatlı ister, tuzlu ister, turşu ister, kadayıfı bulur kaymak ister, istirahatı bulur, şak şak ister, zengin olur makam ister, rıyaset ister, izzet ü itibar, kudret u iktidar ister. Başkan olur saray ister, kumaş bulur ipek ister, sıhhat bulur, rahat bulur tantana, saltanat, sanat, bale, orkestra, heykel, anıt ister, nam u şan ister; sade giyinmez, süs, zinet, pırlanta, zümrüt, yakut, mücevher ister, köşk bulur yalı ister, yalı bulur yağlı boya tablo, antika eşya ister…

 

Hasılı, cihanı mahveden, halkları kahreden nefistir, diktatörleri savaşa sürükleyen nefistir, hırsıza hırsızlığı yaptıran nefistir, rüşvetçiye rüşveti aldıran nefistir, zalime mazlumu sömürttüren nefistir, kâfirin mümin olmasını engelleyen nefistir, cihanı fesada veren nefistir, ahireti mahvettiren nefistir, kişiyi Allah’ın kahrına uğratan nefistir, cehennemde çatır çatır, cayır cayır yandıran nefistir.
Nefsi terbiye etmek
zorunluluğumuz…

O halde bu zalim nefsi mutlaka ıslâh etmek lâzımdır, onu müslüman yapmak şarttır, kurtuluş için başka yol yoktur, iki cihanda rahata, felaha ermek, iflah olmak, saadet bulmak nefsi terbiye ve tezkiye eylemekle mümkündür.

 

Nefsini terbiye eden, insan-ı kâmil olur, halkça matlub, Hakk’a mahbub olur, iki cihanda aziz ve şerif, berhurdar ve bahtiyar olur. Ne mutlu nefsini ıslâh edip, Müslüman eyleyebilenlere!

 

Ramazan çok mübarek, çok mukaddes bir ay; oruç çok değerli, çok önemli bir ibadet… Açlık ruhların gıdası, kalplerin cilası, dertlerin şifası… Mide boş olunca, kalpler nurlanıyor, duygular canlanıyor, hikmet rikkat pınarları gönül aleminin çemenzarlarından şırıl şırıl akmaya başlıyor.

 

Oruç ilahi bir feragat…; Kul en tabii ihtiyaç ve arzularını, hevesat ve şehevatını Allah için terk ediyor, onun için bu kudsi fedakarlığın mükafatını Allah en büyük miktarlarla karşılıyor.

 

Oruç, nefisle cihad-ı ekber yapmaktır, arzularına ve hislerine hakim olmaktır, iradeyi terbiye etmek, azmi kuvvetlendirmektir, akıl sultanını vücud ülkesinin tahtına, kudretli bir hükümdar olarak culus ettirmektir. Orada isyanı bastırmak, asileri dağıtmak, şirretleri hapsetmek, asayişi sağlamak, ahaliyi memnun ve mesud etmek demektir. Onun için değeri pek çok yüksektir.

 

“İbadet” iklimine giden yol “saadet” bahçesine açılan kapı da oruçtur. O, diğer ibadetlerin çatısı, temeli, mahfesi, menned ve menbaıdır, marifetullaha onunla erilir, muhabbetullaha onunla ulaşılır, halvetler onunla güzel yapılır, zikirler onunla hoş olur, ilm-i ledün onunla kazanılır.
Bu fırsatı kaçırmayalım…

Ramazan da -ilim ve irfanla, basîret gözüyle bakılırsa- gerçekten bir Tasavvuf ayıdır. Bu ayda âyet ve hadîslerin gereği olarak yaptığımız ibadet ve taatlerle, topluca “dervişleşmekte”, derûnî sûfiyane bir hayat sürmeğe başlamaktayız. Kur’an-ı kerim ve sünnet-i seniyyede açıkça görüldüğüne göre ramazan orucunun maksadı ve nihaî hedefi, nefsin terbiyesi, takva ve güzel ahlakın husulüdür. Dervişin gayesi de bunlar değil midir?

 

O halde bu dervişlik ve tasavvuf ayınız, hakkınızda hayırlı ve mübarek olsun. Allah cümlemize Yunus, Mevlana, Hacı Bayram, Eşrefoğlu, İbrahim Hakkı, Üftade, Hüdaî… misali ârif ve kâmil kişi olmayı ve saadet-i dareyni bulmayı nasib eylesin!

 

Bu ramazan ayı, bu oruç, bu teravih, bu zikir, bu Kuran, bu ibadat u taat, bu hayrat u hasenat nefsin ıslahı için çok güzel, çok mükemmel, çok muhteşem, çok önemli bir fırsattır. Bu fırsatı lûtfen, kaçırmamağa çalışın; Allahu taalâ muîniniz olsun!

Reklam
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ