Övülen İsâr Ehli Müminlerden Olmak İçin Çalışmalıyız

Övülen İsâr Ehli Müminlerden  Olmak İçin Çalışmalıyız
islamcokguzel-reyhaniyayinlari-hz-muhammed-kitap-kampanyasi

Esselamu Aleykum

Ayeti Kerime’de müminler hakkında mealen  şöyle buyruluyor; “Onlar, ihtiyaç içinde olsalar bile başkalarını kendilerine tercih ederler.” (Haşr; 9)

Bu ayet adeta bir Müslümanın dünya hayatındaki yaşam seyrinin temel kuralını belirliyor. İsar’ ın gerçek anlamı budur.

Yeryüzüne gelmiş tüm peygamberlerin ve veli zatların hepsinin ortak beyanı budur.

Peygamberlerin ve onların yolunda yürüyen salih zatların ortak tebliğinden şunu anlıyoruz. İyi bir kul ve iyi bir insan olmak istiyorsan başkalarını nefsine tercih edeceksin. İslamın inşa etmeye çalıştığı insan tipi ve cemiyet yapısının özü budur. İslam’a göre yeryüzünde en yüce insan isar ehli olandır ve yine İslam’a göre yeryüzünde en kötü insan, sadece kendisini düşünen bencil olan insandır.

Mevlana Celaleddin-i Rumi rahmetullahi aleyh derki; “Eğer acıyı hissediyorsan canlısın. Eğer başkalarının acısını hissedebiliyorsan da insansın.”

İsâr, kendisine ait olan malı başkasıyla paylaşmaktır. Bunun en güzel örneğini Medine’ye hicret eden Muhacir Müslümanlar ile Medineli Ensar Müslümanlarının her şeyi paylaşmasıdır.

Allah Tealâ’nın övgüsüne mazhar olan bu davranışları en büyük îsâr örneğidir.

Hz. Aişe radıyallahu anha anlatıyor: “Allah Rasulü sallallahu aleyhi vesellem dünyadan ahirete irtihal edinceye kadar üç gün birbiri ardına karnını doyurmadı. Dilesek doyurabilirdik, fakat başkalarını kendimize tercih ederdik.”

Hz Aişe validemizin bu anlattığı dünyada eşine az rastlanır bir isar örneğidir. Vermek ve paylaşmak için illa fazla malın olması gerekmiyor. Lüzumlu olan ihtiyacı bile ikiye bölmektir . Nitekim Allah Resulü  sallallahu aleyhi vesellem de öyle yapmıştır.

Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem bir defasında bir arkadaşı ile iki misvak yaptı. Misvakların birisi eğri, diğeri düzdü. Rasul-i Ekrem aleyhissalatu vesselam, misvakın güzel olanını arkadaşına, eğri olanı da kendisine ayırdı. Arkadaşı;
–  Bu güzel misvak, size yakışır ey Allah’ın Rasulü, deyince, Efendimiz sallallahu aleyhi vesellem:
– Bir saat de olsa, bir kimse ile arkadaşlık edene, arkadaşlık hakkına riayet edip etmediği sorulur, buyurdu.

Peygamberimizin bu yüksek seviyedeki ahlak eğitiminden geçen sahabei kiramda hep böyle idiler. Mümin kardeşlerini kendi öz nefislerine tercih ettiler.

Bugün İslam alemi kötü durumda. Ümmetin neredeyse yarısı savaş, tehcir ve fakirlikle boğuşuyor. Bu durum da yapmamız gereken, Sahabei Kiram’ın o Medine’de gerçekleştirdiği yüksek ahlak ve fedakarlık örneğini serdetmektir.

Suriye’de, Filistin’de ve daha birçok yerde savaş ve istila mağduru kardeşlerimize yardım elimizi uzatmalıyız. Yediğimiz ekmeği ikiye bölebilecek ahlaka sahip olmalıyız.

“Onlar, ihtiyaç içinde olsalar bile başkalarını kendilerine tercih ederler.” (Haşr, 9) ayetiyle onların bu üstün halleri övülüyordu.

Çünkü onlar, kendileri aç ve muhtaç iken diğer mümin kardeşlerini kendi nefslerine tercih ediyor, ellerine geçeni önce onlara veriyorlardı.

Rabbim bizi de övdüğü o kullarından eylesin inşaallah..

Reklam
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ