Zorla Evliliği Kesinlikle Kabul Etmeyin!

Zorla Evliliği Kesinlikle Kabul Etmeyin!
islamcokguzel-reyhaniyayinlari-hz-muhammed-kitap-kampanyasi

İnsanlığın üzerinden binlerce yıl geçti. Artık insanî değerlerin önemsendiği bir çağda yaşıyoruz.

Geçen zamanın insanlığı daha bir geliştirip olgunlaştırdığını düşünüyoruz. Açık sözlülüğün, bireysel hürriyetlerin gelişmesi, baskı ve zorbalığın kalkması gerekirken, öyle sorunlarla karşılaşıyoruz ki, doğal olarak, “Hangi çağda yaşıyoruz?” diye sormadan edemiyoruz.

Gariptir, kimi gençler istedikleriyle evlenemedikleri gibi, bir de istemediği kimseyle evlenmeye zorlanıyorlar. Evlenmeye niyet eden bir gencin tercihine, başta anne babası olmak üzere, çevresi etki etmeye çalışıyor. İstişare ve yardımcı olma ayrı konu; düpedüz baskı ve tehditten medet umuyorlar!

Bir genç birisiyle evlenmek istiyor. Ailesi, “Hayır, onunla evlenemezsin!” diyor. Ya evlenirse? “Hakkımı helâl etmem”den tut, “Tüm ilişkilerimizi keseriz”e kadar bir dizi dayatmada bulunuyor. Hatta silâhla tehdit edenler bile oluyor (!)

Sebebi ise hiç de ciddî ve önemli bir gerekçe değil. Elbette evlenecek bir genç, bir aile içinde yaşıyor ve büyükleriyle istişare edecek. Büyükleri de sırf Allah rızası ve onun mutluluğu için aydınlatıcı ve uyarıcı yardımda bulunacak. Ama neticede düşündüğü kişiyle bir ömür yaşayacak olan, evlenecek olan kişidir; anne ve babası değil!

Gerek ailevî, gerekse gençlik sorunları üzerine yaptığım çalışmalardan sonra, bu konuda o kadar çok şikâyet alıyorum ki, gözyaşı içinde telefon eden gençlerin feryadı yüreğimi parçalıyor. Kimileri sayfalar dolusu mektup gönderiyorlar. Biliyorum, sanki kalemlerinde mürekkep yerine gözyaşı ve yüreklerinin kanını kullanmışlar. Acı, ıstırap, feryat, hayal kırıklığı, umutsuzluk fışkırıyor satırlardan.

Beni zorla evlendirmek istiyorlar

Gözyaşıyla, yüreğim burkularak, acı içinde; fakat ümitle ve dua ederek okuyorum. Tıpkı kendi sıkıntılarım gibi, onları da düşünüyor, namaz sonunda ve hatta hatırladığım her zaman dua ediyorum. Rabbim, inşaallah dualarımızı kabul eder, çaresiz kalmış genç kardeşlerimize bir çıkış kapısı açar. Çünkü biz her ne kadar tüm formüllerin tükendiğini sansak da Allah’ın hazinesinde öyle çözümler vardır ki hayal bile edemeyiz.

İşte böyle bir genç, yüreğinin feryadını bize gönderdiği e-postada şöyle yansıtıyor: “Ben şu anda üniversitede okuyan 22 yaşında bir gencim. ‘Ömür Boyu Aşk’ isimli kitabınızı okudum. İnsanların bu tür sorunlarına çare bulmaya çalıştığınız için size teşekkür ediyorum. Size yazmamın sebebi şu: Ailem benim evlenmemi istiyor. Dayımın kızı var. Dayımla dedem, bu kızı bana uygun görmüşler. Ailem de olumlu bakıyor. Ama ben çeşitli sebeplerden dolayı istemiyorum. Benim ailemle ilişkilerimde hissedilir şekilde sorunlar çıktı. Her sözüme ters cevap veriyorlar, her fırsatta bana evliliğin güzel ve iyi olduğunu anlatıyorlar. Bu evliliği kabul etmeyerek kendilerine ihanet etmişim gibi suçlu muamelesi yapıyorlar.”

“Aramızda sık sık tartışma çıkıyor ve birbirimize kinci oluyoruz. Kendimi aileme çok uzak hissediyorum. Hayattan zevk almamaya başladım. Kendimi dünyada yalnız hissediyorum. Eskiden benim için bir annem ve bir babam vardı, şimdi yoklar. Artık bu baskılara daha fazla dayanacak güç bulamıyorum. Evden gidip bir başka yerde kalmayı düşünüyorum. Evde huzurum kalmadı, derslerime çalışamıyorum.”

“Moralim çok bozuk. Bu durum aklıma geldikçe, ağlayacak gibi oluyorum ve gözlerim nemleniyor. Yıllardır birçok ailenin gıpta edeceği kadar mutlu bir ailem varken bugün, duvarlar üzerime geliyor. Sanki ben düşman karargâhına düşmüş asker gibi tedirginim ve korkuyorum. Artık tahammülüm kalmadı. ‘Ben gideyim, kurtulayım da, artık ne halleri varsa görsünler’ diyorum kendi kendime. Ama kardeşlerim aklıma gelince bu düşüncemden vazgeçiyorum. Şimdi ben ne yapayım? Evden gitsem iyi olur mu? Yoksa istemeyerek evleneyim mi? Şu andaki çaresizliğimi, bu yaşıma kadar hiç hissetmemiştim.”

Evlada yapılan büyük kötülük

Bu mektup, zorla evlendirilmek istenen bu gencin, ne büyük bir ıstırap yaşadığını açık bir şekilde gösteriyor. Zorla evlendirilmek istenen bütün gençlerin yaşadığı psikolojik sıkıntı aynen böyle.

Güya çocuklarına iyilikte bulunmak için baskı yapan anne babalar, evlâtlarına ne büyük bir kötülük yaptıklarının farkındalar mı acaba? Şayet bu evlilikte mutluluk olmazsa ya da boşanmayla sonuçlanırsa, vicdan azabı çekmeyecekler mi?

Kırk yıldır evli olduğunu söyleyen bir kadın anlatıyordu. 15 yaşında iken dayısı tarafından işitmeyen ve konuşmayan birisiyle evlendirilmiş. Kendisi özürlü değilmiş. Hiçbir zaman eşine isyan etmediğini, sabırla evliliğini sürdürdüğünü söylüyordu. İster istemez, “Rabbim sana Cennetinden en güzel köşkleri versin” dedim. Çünkü evlenirken kendi rızası dikkate alınmamıştı. Durumu o kadar trajikomikti ki, benim şaşkınlığım karşısında gülüyordu. Kendisi için değil, evli çocuklarının problemleri için aramıştı.

Düşünün: Sizin tercihiniz dikkate alınmadan evleniyorsunuz ve kırk yıl geçiyor. Takıldığım nokta, kesinlikle özürlü birisiyle evlenmesi değil, kendi görüşünün alınmaması. Yoksa bu tür evlilikler olabiliyor. Karşılıklı sevgi ve rıza varsa, neden olmasın?

Kızlara daha çok baskı yapılıyor

Daha başka yüzlerce örnek var. Bir genç, gözyaşları içinde telefon ediyor ve “Beni istemediğim birisiyle evlendirmek istiyorlar. Bütün ailem ve çevrem baskı yapıyor, oysa söyledikleri kişiye karşı içimde en ufak bir sevgi hissetmiyorum” diyor.

Ne yapsın bu gençler? Özellikle kızlara baskı yapılıyor. Belki ‘evde kalır’ diye korkuyorlar, belki ‘bedavadan geçiniyor’ diye düşünüyorlar, belki zayıf görüyorlar. Kız çocukları hor görüldüğü için Peygamberimiz sallallahu aleyhi vesellem, “Sizin en hayırlınız, kadınlara iyi davrananınızdır” buyuruyor.

Gençlere tavsiyem

Nikâhın sağlıklı olabilmesi için karşılıklı rıza ve hürriyet esastır. Adaylar serbestçe ‘evet’ veya ‘hayır’ diyemiyorlarsa, nikâh olmaz. Kesinlikle baskı ve tehditlere aldırmayın. Çünkü evlenecek olan sizsiniz. Sevmediğiniz birisiyle bir ömür boyu nasıl birlikte olacaksınız? Eğer evlendikten sonra bir huzursuzluk çıkarsa, size baskı yapanlar zerre kadar suçu üzerlerine almazlar. “Ne yapalım, evlenmeseydin” der geçerler. Hem kendilerini suçlasalar, vicdan azabı duysalar bile ne olur ki? Olan olmuş, geçen geçmiş ve sizin gençliğiniz acı bir tecrübeyle elden çıkmış… Giden yıllar geri gelir mi hiç?

Ancak evlilik konusundaki baskılara boyun eğmemek, anne babaya isyan etmeyi gerektirmez. Diğer evlâtlık görevlerini eskisinden daha iyi yerine getirin. Kazanan siz olursunuz. İşi, oldubittiye getirmeyin. İstemediğiniz bir evliliğe sonuna kadar karşı çıkın. Eşeğe konuşma öğretmesini isteyen padişahtan bir yıl süre istemesine itiraz eden oğluna, Nasreddin Hoca’nın dediği gibi, “Ya padişah ölür, ya eşek ölür, ya hoca ölür.”

Birbirini sevenler için en hayırlısı evlenmek

Yani, zaman içinde farklı engeller çıkar. Baskıya hemen boyun eğmezseniz, zamanla ya karşı taraf vazgeçer, ya anneniz babanız cayar ya da bir başka engel çıkar.

Bu hususta anne babaya büyük görev düşüyor. Baskı ve tehditle çok büyük bir günaha giriyorlar. Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi veselleme bir adam gelerek, “Bir yetim kızımız var. Birisi zengin, diğeri fakir olmak üzere iki taliplisi var. Biz zengin olanı, o ise fakir olanı tercih ediyor” dediğinde şu cevabı almıştı: “Birbirini sevenler için evlenmekten daha hayırlısı görülmedi.”

Bu hadis, aday seçiminde evlenecek gençlerin görüşüne uymanın önemini anlatıyor.

Özellikle dinî bilgileri mükemmel olan insanların, baskı yapmasını havsalam almıyor. Çocuğuna baskı yapmak, bir mümine yakışmaz. Rabbimiz, “Dinde zorlama yoktur” diyerek, Kendisine iman ve ibadet konusunda bile baskıyı reddederken, kimi anne babalara ne oluyor ki, çocuklarını istemediğiyle evlenmeye zorluyorlar?

“Zamanla seversin, zamanla için ısınır” gibi varsayımlar üzerine, gençlerin geleceği bina edilmez. Ya sevmezse, ya ısınmazsa?

Rabbim, bu konuda büyüklere basiret, gençlere sabır ve direnme gücü versin.

Reklam
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ