ÇOCUK EĞİTİMİ / Çocuklarımızın Dijital Güvenliği

  • 25 Haziran 2026
  • 71 kez görüntülendi.
ÇOCUK EĞİTİMİ / Çocuklarımızın Dijital Güvenliği
REKLAM ALANI

ÇOCUK EĞİTİMİ
Çocuklarımızın Dijital Güvenliği
Gülistan Araştırma

İnternet hem yetişkinler için hem çocuklar için çok tehlikeler barındırsa da artık hayatın parçası haline geldi. Çocuklarımızı belli bir yaşa kadar ondan uzak tutmamızda fayda var. Ancak günümüz şartlarında sonsuza kadar uzak tutmak da pek mümkün değil. Bu sebeple çocuklarımıza interneti güvenli ve doğru kullanmayı öğretmek zorundayız.
İnternet çocukların ödev hazırlamakta yararlandığı, oyunlar oynadığı, çeşitli uygulamalara ulaştığı bir ortam sağlar. Bu sırada diğer insanlarla etkileşime girmelerine de ortam oluşturur. İşte bu etkileşimler çocukları çeşitli yönlerden olumsuz etkileyebilir. Bu sebeple çocuklarımıza internet güvenliği hakkında eğitim vermek zorundayız.
Çocuklar ve ergenlik çağındaki gençler için internet çok daha zararlı olabilir. Çünkü bu çağlardaki çocuklar çok daha hassastır. Henüz kimlik ve kişilik gelişimlerini tamamlamadıkları için her türlü tesirden çok daha fazla etkilenmeleri mümkündür. Çocuklar masumiyetleri sebebiyle tehlikelerin farkında olmayabilirler.
Son zamanlarda çocuk ve gençlerin internet mecralarında aşırı zaman geçirmesi sonucu kimlik gelişiminin bozulduğu, yalnızlaşma, yabancılaşma, toplumsal olaylara karşı duyarsızlaşma gibi psikolojik bozuklukların arttığı biliniyor. Bu yalnızlaşma onların her türlü tehlikeden daha da fazla etkilenmesine zemin hazırlayabilir.
Dijital oyun endüstrisi bugün dünyada milyarlarca dolar bütçesi ile medya dünyasının önemli bir bölümünü oluşturmakta ve bir milyarın üzerinde kullanıcısı bulunmaktadır. Dijital oyunların çocuklar ve ergenler üzerindeki etkileri arasında, “pornografik içeriklere maruz kalması, zararlı alışkanlıklara yönelmesi, istismara ve siber dolandırıcılığa maruz kalması, suça karışması, depresyon, anksiyete bozukluğu gibi psikolojik bozukluklar yaşaması, bahis oyunları ve kumar alışkanlığı edinmesi,” gibi tehlikeler bulunmaktadır.
Dijital oyunlarının kullanıcılar üzerindeki en yaygın zararı, psikolojik ve fizyolojik bağımlılığa sebep olmasıdır. Dijital oyun bağımlılığı; sosyal veya duygusal sorunlara neden olmaktadır. Özellikler erkeklerin oyun oynamaya çok fazla anlam yükledikleri, gerçek vazifelerinden uzaklaştıkları görülebilmektedir.
Yapılan bir araştırmada oyun oynamak için çok fazla zaman geçiren erkek öğrencilere bunun nedeni sorulduğunda:
– Kendi oyuncu karakterimi oluşturmak ve seviyesini yükseltmek amacıyla oynuyorum.
– Oyunda aldığım puanlarla kendimi diğerlerinden üstün hissediyorum.
– Oyunlarda ulaştığım seviye vb. şeyleri satarak para kazanmayı hedefliyorum gibi cevaplar vermişlerdir.
Bunlardan anlaşıldığı kadarıyla erkek çocuklar dijital oyunlar vasıtasıyla sanal kimlikler inşa etmekte, bunların sahte başarılarıyla kendini iyi hissedip avunmaktadır. Oysa bu durum onları gerçek hayattaki rollerinden ve sorumluluklarından uzaklaştırmaktadır.
Kız çocuklar da oyuncuları giydirme, makyaj ve benzeri oyunlarla hep dış görünüşle ilgilenmeye yönlendirilmektedir. Genel olarak medyada kadınların bir arzu nesnesi olarak sunulması, kızları sosyal medya ortamlarında kendini teşhire özendirmektedir.
Dijital dünya, insanın ruhunu emen bir vampire dönüşmüş durumdadır. Müslümanların hem kendilerini hem de çocuklarını bu vampirden kurtarmaları için onlarla faydalı ve uygun şekilde zaman geçirmeleri çok önemlidir.
Dijital oyunların en masumunun dahi bağımlılık yapabildiği ve öğrencinin okul başarısının düşmesi, sosyalleşememesi, aile işlevlerinin bozulması, argo sözcük kullanımının artması, konuşma ve yazma becerilerinin bozulması, insanlarla ilişkilerinin bozulması gibi zararları olduğu görülüyor.
Dijital oyunlar uzun süre hareketsiz bir şekilde oturmaya bağlı olarak solunum ve dolaşım sistemiyle ilgili problemlere, obeziteye, ortopedik rahatsızlıklara, uyku ve yeme bozuklukları, göz ve görme bozuklukları ile ilgili sağlık sorunlarına da yol açabiliyor. Bu sebeple çocuk ve gençlerimizle sağlıklı iletişim kurulması büyük önem taşıyor.
Bugün sadece çocuk ve gençler değil, yetişkinler dahi cep telefonu, tablet, bilgisayar ve benzeri araçlarla oyun oynayarak zaman öldürmektedir. Günümüzde birçok internet oyunu artık sohbet odası barındırmaktadır. Sohbet odaları çocuk ve gençler arasında zorba davranışlar, küfürleşme, tanımadığı kişilerle çevrimiçi iletişim ve hatta cinsel içerikli yazışmalar dahi içerebildiğinden çok dikkatli davranılması gerekmektedir.
Multiplayer (çoklu oyuncu) şeklinde oyunların sayısı gün geçtikçe artmaktadır. Çok oyunculu oynanan oyunlarda karşı tarafın kimliği bilinemeyeceği için hiç ummadığımız bir kişiyle karşılaşabilir ve hatta bu kişi çocuğunuzu gerçek hayatta buluşmaya zorlayabilir. Hatta oyun kılıfı altında kişisel bilgileri çalınan gençler tehdit, şantaj ve siber zorbalık yoluyla tuzağa düşürülerek, intihara kadar sürüklenebilmektedir. Bu sebeple çocuklarımıza internet güvenliği hakkında eğitim vermemiz büyük önem taşımaktadır.
Dijital Ayak İzi
Çocuklarımıza internet güvenliği konusunda vereceğimiz ilk eğitim, dijital ayak izi konusudur. Bir kullanıcı internete bağlandığı zaman ister istemez dijital ayak izi bırakır. Yani IP adresi tespit edilebilir. Bu sebeple çocuğumuzun muhatap olduğu kişiyi, “Nasıl olsa yabancı, beni tanımayan biri,” olarak düşünmemesi gerektiğini, belki de yakınlarda onu takip eden biri de olabileceğini öğretmeliyiz.
Eğer internette görüştüğü kişilere mahremiyetini ve sırlarını verirse veya husumet yaşarsa, bıraktığı izlerden kendisine ulaşabileceğini ve tehlike yaşayabileceğini anlatmalıyız. Sanal medya hesaplarında eklediği kişiler, paylaştığı fotoğraflar ve verdiği bilgiler vasıtasıyla ona birçok kişinin ulaşabileceğini bilmeliler. Bu sebeple internet ortamlarında sosyalleşmek zannedildiğinden çok daha tehlikeli olabilir.
Aileler çocuklarını bu tehlikelerden korumak için çocuklarının yaş aralığına uygun önlemler almalıdır. Her şeyden önce çocukların çok erken yaşta cep telefonu, tablet, bilgisayar gibi internete bağlanabilen bir cihaza sahip olmaması gerekir. Uzmanlar çocukların 11-12 yaş öncesi dijital teknolojik araç sahibi olmasına izin verilmemesi konusunda görüş birliğine sahipler.
Çocuk ilk zamanlar sadece ebeveyn eşliğinde, teknolojik aygıtı çocuğun eline bırakmadan bir şeyler açıp seyredebilir veya ödevi için araştırma yapabilir.
İlk okul çağı çocuklar evin oturma odası gibi bir yerde, yetişkin gözetimi altında ailenin uygun gördüğü oyunları oynamak şartıyla bir saatten fazla olmayacak şekilde teknolojik cihazları kullanabilir. Bu arada internette geçirdiği vakit çocuğun günlük yaşam aktivitelerini aksatmamalıdır.
12 yaş ve üzeri çocuklar sosyal etkileşimlerini aksatmaması kaydıyla ailelerin uygun gördüğü filtrelenmiş bir internet bağlantısıyla internete bağlanabilir. Bu arada ebeveynlerin, büyük kardeşlerde bilgisayar, telefon, tablet gibi teknolojik aygıtlar varsa küçük kardeşin bu teknolojik aygıtlarla erken yaşta tanışmasını engellemek için önlemler alması gerekiyor.
Veri Güvenliği
Çocuklarımıza cep telefonu, tablet vs. aldığımız veri güvenliği konusunda her şeyi öğretin. Hiç kimseye ve hiçbir web sitesine; isim soy isim, TC kimlik no, adres, okul adı, şifre, devamlı gittiği yerler, ailesine dair bilgiler ve resimler gibi önemli bilgileri vermemesini öğütleyin. Sizin izniniz olmadan internetten alışveriş yapmamasını, kredi kartı numara bilgilerini asla vermemesini söyleyin.
İnternette tanıştığı kişilere asla güvenmemesi gerektiğini, internetten tanışılan yabancıların kötü amaçlı kişiler olabileceğini anlatın. Bir paket taşımasını veya bir fotoğraf çekip göndermesini isterse kabul etmemesini öğütleyin.
İnternette kolay para kazanma yolu gibi tanıtılan işlerin kumar ve saadet zinciri adı verilen dolandırıcılık yöntemlerinden biri olabileceğini anlatın.
Çocukta mahremiyet bilinci oluşturun. Web kamerası almayın, kullanmasına izin vermeyin. İnternette fotoğraf paylaşmaması gerektiğini anlatın. Bilhassa buluşmalara asla gitmemesi için sıkı sıkı tembihleyin.
Hz. Ali radıyallahu anhunun şu sözünü öğretin: “Sırrın senin esirindir, eğer başkasına söylersen, sen onun esiri olursun.” Belki de tanımadığınız birine verdiğiniz bir sırrınız, size şantaj yapılmasına sebep olabilir. Bunun için duygusal konularda paylaşım yapmamasını öğretin.
Çocuğunuzun şifresini öğrenin, sosyal medya hesaplarını takip edin. Sosyal medyada kimlerle görüştüğünü izleyin.
İnternet hakkında bilgi edinin, gerekiyorsa teknik konularda yardım alın. Mesela ebeveyn kontrolü yazılımlarını yükleyin. Artık yazılım firmaları çocukları koruma, filtreleme ya da ebeveyn kontrolü yazılımları sunuyor. Bu tür yazılımlar anne babaların; bir çocuğun cihazları kullanma süresini, yüklediği uygulamaları, görüntülediği web sayfalarını, bulunduğu yeri ve bağlantıda olduğu sosyal çevreyi izlemesine imkan veriyor.
Hatta GPS etkinleştirildiğinde kullanılan bir özellik, anne babanın çocuğun belirli bir anda nerede olduğunu bilmesine imkân sağlıyor. Çocuk okulda, dersanede veya belirtilen alanda olması gerektiği halde değilse, bu anne babaya bildiriliyor. Kullanım ayarlarına göre anne babalar çocuklarının günlük, haftalık ve aylık çevrimiçi etkinliği hakkında bir özet ve ayrıntılı istatistikler görebiliyor. Bu tip yazılımlar kullanılarak anne babaların çocuklarını çok geç kalmadan müdahale ederek korumalarına fırsat sunuyor.
Hepsinden önemlisi ise, çocuğunuzun manevi eğitimine önem verin. Çünkü çocukları hayat boyunca koruyamazsınız. Ama vicdanlarına “Allah seni her yerde görüyor,” duygusunu yerleştirirseniz, onlar kendilerini korurlar.
Unutmayın ki “ağaç yaşken eğilir.” Çocuklarınıza mânevî eğitimi geç kalmadan verin. Bunun için de sırf dünyevî maksatlarla değil, ebedî hayatını göz önüne alarak eğitim kurumlarını seçin.
Bununla birlikte aileler çocuklarıyla iletişimi koparmamalı, daima ilgilenmeli. Nerede olduğunu, neler yaptığını, kimlerle iletişim kurduğunu bilmeli. Çocuklarındaki değişiklikleri takip etmeli. Eğer günlük hayatında değişiklik varsa, mesela gündüz okulda olması gereken saatte okula gitmiyorsa haberi olmalı. Gece saatlerinde internete giriyorsa, haberdar olmalı. Çocuğun ruh halinde bir değişiklik olduğu zaman bunu fark edip sebebini öğrenmeli.
Çocuğun para harcama davranışında değişiklik varsa takip edilmeli. Yeme, içme, uyuma davranışlarında değişikliklere dikkat edilmeli. Kısacası çocuğun hâli dikkatle izlenmeli, gerekiyorsa sağlık kuruluşlarına, psikoloji, psikiyatri uzmanlarına başvurulmalı.
Bütün bunlar için de ebeveyn ile çocuğun iletişiminin iyi olması gerekiyor. Çocuk bilerek, bilmeyerek bir hata yaptıysa bile bunu ailesiyle paylaşabilmeli.
Güzel Örnek Olun
Aileler her şeyden önce internet kullanımında çocuklarına iyi örnek olmalı. Mesela çocuk ve gençlere internette güvenilir bilgiler edinebileceği siteleri öğretmeli.
İnternette zararsız hatta faydalı oyunlar ve içerikler de bulunuyor. Bunlarla biraz hoşça vakit geçirmesine hoş görü gösterilebilir. Hatta ailecek oynanabilir.
İnternete ayırdığı zamanı aşmaması için güzel örnek olmalı. Çocuğun gerçek bir sosyal hayatı olmasını sağlamalı. Çocuklarımızın kendini gösterebileceği fırsatlara sahip olması da çok önemli bir husustur. Gayesi olmayan, kendine güveni düşük olan, kendini ispatlayabileceği bir eğitim veya sosyal fırsatları olmayan çocuklar oyunlarda alacağı puanlarla kendini avutuyor.
Çocuklar için arkadaş edinmek bir ihtiyaçtır. Bu ihtiyacı karşılaması için çocuğun uygun bir arkadaş çevresinde sosyalleşmesine zemin hazırlamalı. Mesela akrabalık bağlarını korumak, kendi çizgimizdeki ailelerle görüşmek, cemaat, vakıf, dergah gibi sosyal çevrelerde çocuklarımıza güzel bir örnek ve sosyal bağlar sunmak önemlidir.

REKLAM ALANI
REKLAM ALANI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ