TEFEKKÜR UFKU / Küreselleşmede Seçenekler ve Tatminsizlik
TEFEKKÜR UFKU
Küreselleşmede Seçenekler ve Tatminsizlik
Dr. Cengiz Karagöz
Teknolojinin gelişmesiyle birlikte küreselleşme diye adlandırılan bir sürecin zemini oluştu. Küresel ölçekteki gelişmeler ve olaylar son yıllarda bütün insanlık tarafından hissedilmeye başladı. Bu değişim günlük hayatımızdan başlamak suretiyle neredeyse her bir alışkanlığımıza ve ruh dünyamıza da işledi. Bugün modern insan birçok konuda daha önce olmadığı kadar seçenekle karşılaşıyor ve bunların arasından seçim yapması bekleniyor. Dahası çok farklı statüde kişilerle karşılaşıyor ve bunlarla kendisini mukayese ediyor. Bu kadar fazla seçeneğin insana mutluluk getireceği sanılsa da uzmanlar bunun kaygılı bir sürece işaret ettiğini öne sürüyor.
Sosyal medyada ve diğer iletişim araçlarında durmaksızın reklamlara maruz kalan insanlar tüketim alışkanlıklarında hangi seçeneğin onları tatmin edeceği konusunda bir hayli kararsız kalabiliyor. Bu kadar fazla markanın ve ürünün arasında seçim yaptıktan sonra “Acaba doğru alternatifi seçtim mi?” sorusu zihinlerini her an kurcalıyor. Marka ve ürün çeşitliliği arttıkça kafalarındaki soru işaretleri de artıyor. Bir alternatifi seçtikten sonra vazgeçilen diğer çok sayıdaki alternatif onları kaygı ve huzursuzluk gibi duygulara itiyor. Mütemadiyen yeni markalı ürünlerin üretilip reklamlarının yapılması da bu kaygıyı oldukça besliyor. Tüketiciler yeni üretilen alternatiflere hücum ederek satın alıyor ancak kısa zaman içinde daha yeni ürünler piyasaya sürülünce bu sefer de bir şeyleri kaçırma endişesi yaşıyorlar.
Bu tatminsizliği sadece tüketim süreçlerinde yaşamıyorlar. Modern insan yaşadığı ülke ve şehir açısından da benzer kararsızlık içinde kalarak aynı kaygıyı tadıyor. Ulaşım araçlarının bu kadar gelişmesi insanların bir ülkeden diğerine göç etmesini kolaylaştırdı. Kariyer, para ve çalışma hayatında başarılı olan kişiler mutluluk duygularını tatmin edecek ülke veya şehir seçme meselesinde de birçok alternatifle karşı karşıya kalıyor. Yaşamak ve çalışmak için seçtiği bir ülkede hayatını sürdürürken karşılaştığı en ufak zorlukta aklından diğer ülkeler ve onların çalışma şartları geliyor. Bu kadar çok ülke içinden hangisini seçse aklı diğer ülkelerde ya da şehirlerde kalıyor. Her yerin kendine göre cazip olan imkanlarını ve avantajlarını düşünürken istikrarlı bir hayattan mahrum oluyor.
Modern toplum artık kendisini sadece komşusu ve akrabasıyla kıyas etmiyor. Dijital ortamda çok sayıda kişiyle karşılaşıp bunların hayat standartlarıyla kendi hayatını kıyaslamaya başlıyor. Bu kadar çok çeşitli sosyal ve ekonomik statüden kişiyle karşılaşmak kendisini mukayese edecek insan sayısının da fazla olması anlamına geliyor. Lüks hayat yaşayan sosyete dünyasının mensupları ve ünlülerin hayat tarzlarını sosyal medyada sıklıkla takip eden kişiler kendi mahrumiyetlerini fark ederek bunalıma girebiliyor. Ülkenin veya dünyanın sayılı zenginlerinin tüketim ve eğlence alışkanlıkları hemen hemen günün her saati takip edilebiliyor. Bu da takipçilerin ulaşamayacağı sıra dışı hayatları yakinen gözlemleyerek hangi seçenekleri elde edemeyeceğini idrak etmesi demek oluyor. İnsanlar çalışarak bu lüks hayatı elde edemeyeceğinin farkında olduğu için en azından bu şaşaalı hayatlara yakın şartlarda yaşamak istiyorlar. Bunun için de bitmek bilmez bir çaba sarf ederek mutlu olmaya çalışıyorlar ama istediklerine ulaşmaları mümkün olmuyor.
Uzun lafın kısası küreselleşen bir dünyada bu kadar bol miktarda alternatifin olması ve çeşitli statüde kişilerle karşılaşmak modern insan için çok çetin bir imtihana dönüşüyor. Birincisi bu kadar çok çeşitli markanın ve ürününün alınıp tecrübe edilemeyeceği gerçeği var. Bunları tecrübe etmek hem maddi imkanların yetersizliği hem de normal bir insanın buna zamanının yetmemesi gibi bir durum mevcut. İkincisi lüks hayat süren zenginlerin internet ortamında bu kadar göz önünde olması modern insanın nefsani arzularını ve haset duygularını cezbediyor. Bu iki sebepten ötürü modern insan hırslarını ve arzularını dizginlemeye çalışmalı. Bunların dizginlenmemesi ve elindeki nimetlerin görülmemesi insanın bitmek bilmeyen bunalıma girmesine neden oluyor.