SIRAT-I MÜSTAKİM / Kadir Gecesi ve İhyası
SIRAT-I MÜSTAKİM
Kadir Gecesi ve İhyası
Abdullah Martgil
Allah İnsanlık tarihinin en önemli hadiselerinden biri olan Kadir Gecesi, her yönüyle sayısız fayda ve kıymet teşkil etmektedir. Hayatımıza nizam veren rehber kitabımız Kur’ân-ı Kerîm’in dünya semasına inmeye başlaması bu gecede olmuştur. Allah-u Zülcelâl hakkında bir sûre göndererek gecenin en istisna zaman dilimlerinden olduğunu bizlere bildirmektedir.
Kullarına lütfettiği en feyizli ve bereketli bir zaman olmasının yanı sıra Kur’an-ı Kerim ayetlerinin Hz. Muhammed sallallahu aleyhi vesellemin kalbine ilham edilmesi de yine Kadir Gecesinde gerçekleşmiştir. Tan yeri ağarıncaya kadar İlahî tecelli ile ziyafetlerin insanlara sunulduğu “leyle-i kadir” de melekler yeryüzüne yağmur gibi inerek her tarafı doldurmaktadır…
Kadir Gecesinde yapılan ibadetlerle elde edilecek sevap, içinde Kadir Gecesi bulunmayan bin ayda elde edilebilecek sevaptan daha çok ve daha hayırlıdır. Yani bu gece, bir ömre bedeldir denilebilir. Bin ay yaklaşık seksen üç yıl ettiğine göre; dolu dolu yaşanmış bir insan ömrü demektir.
Kilitlenmiş kalpleri hidayete açan insanlığın şifa kaynağı, ilim ve sırlar hazinesi Kur’an-ı Mübin’in Kadir Gecesinde inmiş olması gecenin şereflenme sebebidir. İhya edildiği takdirde bütün cürüm ve isyanların affedileceği müjdelenen bu kutlu zaman dilimi, hepimiz için ele geçmeyecek fırsatlardandır. Öyle ise Kadir gecesinin hakkını verecek şekilde ihya etmeliyiz. Nitekim bu hususta Ebû Hüreyre radıyallahu anh Resûlullâh aleyhisselatu vesselamın:
“Her kim, imânından dolayı ve mükafatını yalnız Allâh’tan umarak Kadir Gecesi’ni ihya ederse, geçmiş günahları affedilir.” (Sahih-i Buhârî Kitabul İman B.25, Hds.28) buyurduğunu bizlere nakletmiştir.
Efendimiz sallallahu aleyhi veselleme kendisinden önceki ümmetlerin ömür süreleri bildirilince, kendi ümmetinin ömrü ile kıyaslamış ve Ümmeti Muhammed’in ömrünü kısa bularak üzülmüştür. Uzun ömürlü olan diğerlerinin işledikleri sâlih amelleri işleyemeyeceğimizi düşündüğünde ise Yüce Allah Habibinin bu üzüntüsüne karşılık Kadir Gecesini vererek bin aydan daha hayırlı kılmıştır.
Geceye bu kadar önem verilmiş olması Allah-u Teâlâ’nın biz kullarına merhametinin açık bir göstergesidir. Yüce Allah celle celalühü kullarına çok acıdığı için, ibâdet, duâ ve tevbe etmelerinin bir fırsatı olarak bu geceleri sebep kılmıştır.
Kâinatta kendi kendine hiçbir durum gerçekleşmediğine göre, bizler de bağışlanmamıza vesile olacak “Leyle-i Kadiri” ruhuna uygun olarak değerlendirmeliyiz ki, kandilden beklenen menfaat gerçekleşmiş olsun. Çünkü ömür sermayemiz içinde bir daha ki Kadir Gecesine ulaşıp ulaşamayacağımızın garantisi yoktur… Vaktinin ne zaman olduğunu ise Hz. Peygamber sallallahu aleyhi vesellem kesin bir şekilde belirtmemiştir. Ancak; “Siz Kadir Gecesini Ramazan’ın son on günü içerisindeki tek rakamlı gecelerde arayınız.”(Buhârî, Leyletü’l-Kadir, 3; Müslim, Sıyam, 216) diyerek bizi uyanık olmaya davet etmiştir. Yine; “Bana Kadir Gecesi tek gecede gösterildi…”(Müslim, Siyam, 215) buyurmuştur.
Ümmetin âlimlerinin büyük bir çoğunluğu da Kadir Gecesinin Ramazan ayının yirmi yedinci gecesi olduğu şeklinde görüş beyan etmişlerdir. İbnü Hacer Heytemî radıyallahu anh;
“Kadir Gecesini görene, saklaması sünnettir. Gecenin kemâliyle faziletine ancak Allah-u Teâlâ’nın bildirdiği kimseler nail olur. O gece hava berrak ve güzel olur. O gece her şey Allah’a secde eder. Denizlerin suyu bir an tatlılaşır. O gece ne soğuk ne sıcak olur, fırtına olmaz. Sabah güneş doğunca, sisli olmaz, tatlı ve hoş bir hava olur.” demiştir.
Allah-u Zülcelâl’in bu geceyi Ramazan ayı içerisinde gizlemesinin sebebi birtakım hikmetlere dayanmaktadır. Bundan maksat müminlerin uyanık, dikkatli ve devamlı Allah’a ibadet ve itaat içerisinde olmalarını sağlamak içindir. Çünkü gizlenmemiş olup belli bir günde olduğu bildirilmiş olsaydı, bizler diğer günlerde gayret etmez, atalet içerisinde ve gafletle zaman geçirir, sadece kandile rastlayan o gün veya gecede ibadet etmek isterdik. Halbuki Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi vesellem;
“İbadetlerin en hayırlısı az da olsa devamlı olanıdır.” (Ebu Davud; 1368, Müslüm; 783, İbn Mace; 4240) buyurmuşlardır.
Nitekim Hazret-i Ömer radıyallahu anh:
“Allah-u Teâlâ altı şeyi altı şeyde gizledi. Rızasını tâatte, gazabını günahlarda, İsm-i A’zamı Kur’an-ı Kerim’de, evliyayı insanlar arasında, ölümü ömür içinde, Kadir Gecesini Ramazan-ı Şerif içinde gizledi ve orta namazı beş vakit içinde gizledi” buyurmak suretiyle konuyla ilgili bizlerin dikkatini çekmektedir.
Ne mutlu bizlere ki bu mübarek gece Allah-u Zülcelâl’in bir takdiri olarak, her yıl tekrar etmekte olup, bereketiyle tüm dünyayı ve içindekileri kuşatmaktadır.
Geceye “Kadir” isminin verilmesi şeref ve kıymetinden dolayıdır. Bu şerefi, hem Kur’an-ı Kerim’in inmeye başladığı gece olmasından hem de bizzat Allah celle celalühü tarafından isminin Kur’an-ı Kerim’de tasdik edilmesinden dolayı almaktadır. Duhan Suresinde, İlâhi takdirce belirtilen hükümlerin Kadir Gecesinde belirlendiği açıklanmaktadır. (Duhan Suresi, 3)
Gelecek bir seneye kadar cereyan edecek olan her türlü hadisenin görevli meleklere Allah tarafından bildirilmesi, yeryüzüne Cebrail başta olmak üzere çok sayıda meleğin inmesi, tanyerinin ağarmasına kadar gecenin yaratılmışlar alemi için bir esenlik olması ve her türlü kötülükten uzak kalabilme fırsatının da bizlere sunulması gecenin istisnalarındandır. Bu gece yeryüzüne inen melekler uğradıkları her mümine selam verirler. Bir Hadis-i Şerifte;
“O gece yeryüzüne inen meleklerin sayısı çakıl taşlarının sayısından çok daha fazladır.” (Hak Dîni Kur’ân Dili, 9:5970) buyurarak bu duruma işaret edilmektedir.
Önceki günün öğle namazı vaktinden, o gecenin fecrine kadar olan zamanı kapsamaktadır. Kur’an-ı Kerim’in Kadr Suresinde Yüce Allah celle celalühü;
“Doğrusu, Biz, Kur’an’ı Kadir gecesinde indirdik. Kadir gecesinin ne olduğunu bilir misin? Kadir gecesi bin aydan daha hayırlıdır. Melekler ve Ruh (Cebrail) o gecede Rablerinin izniyle her türlü iş için inerler. O gece, tan yerinin ağarmasına kadar bir esenliktir.” buyurarak kandilleri inkâr edenlere de kabul edenlere de cevabını vermektedir…
Kadir Gecesinin, bütün İslam ve insanlık alemine hayırlar getirmesi ve amellerimizin kabul olmasını niyaz ediyorum. Dünyanın her yerinde haksızlığa, saldırıya ve zulme uğrayan bütün kardeşlerimizin kurtuluşlarına vesile olsun inşallah.