TEFEKKÜR UFKU / Rasyonel Akıl Akılsızlık Mıdır?
TEFEKKÜR UFKU
Rasyonel Akıl Akılsızlık Mıdır?
Dr. Cengiz Karagöz
Rasyonel davranmak ve rasyonel aklı kullanmakla ilgili akademide ve toplumda yaygın bir şekilde yanlış algılarla karşılaşıyoruz. Doğulu toplumların aklını kullanmadığı, Batılı toplumların ise sürekli mantıkla ve akılla hareket etmesine dair mesnetsiz iddialar dile getiriliyor. Batılı insanı mantıkla özdeşleştirirken kendimizi duygusal olmakla suçluyoruz. Halbuki bunların hakikat ile ilgisi olmadığını bilmiyoruz. Biz rasyonel hareket edemeyiz ve etmemeliyiz. Öncelikle rasyonel aklın ne anlama geldiğini ve bu aklın modern insanı nereye götürdüğünü bilmek gerekiyor.
Rasyonel aklın felsefi temelinde Rene Descartes ve onun modern dünyada aklı mutlak kabul eden düşünceleri yatar. Descartes’ın “Düşünüyorum öyleyse varım” söylemiyle başlayan süreç evrenin merkezine rasyonel aklı yerleştirmiştir ancak tabiatı ve diğer insanları nesneleştiren bir araca dönüştürmüştür.
Her şeyin mutlak ölçüsü zihin olunca dış dünyadaki tabiat ve diğer insanlar hükmedilebilen varlıklar haline gelmiştir. Bu felsefenin özünde her şeyin hesaplanabilir ve kontrol altına alınabilir anlayışı mevcuttur.
Hislerin, sezgilerin ve inancın yok sayıldığı bu felsefede dış dünyaya artık parçalara ayrılıp matematiksel bir hesapla sömürülebilecek bir rol biçilmiştir. Descartes’ın “tabiatın efendisi ve sahibi olma” amacı rasyonel düşünen modern insanın hem tabiatı tahrip etmesine hem de insan bedenini hükmedilecek cansız bir nesne olarak algılamasına neden olmuştur. Esasen rasyonel kelimesinin kökeni bile bize bu konuda ışık tutabilir.
Rasyonel sözcüğü, Latince “ratio” kelimesinden türetilmiştir. Ratio is “oran,” hesap,” “bölme,” ve “ölçü” anlamlarına gelir. Kelimenin kökenindeki anlamlardan da idrak edileceği üzere rasyonel düşünce her şeyi böler, parçalar, hesap eder, gruplara ayırır ve sonunda da hüküm vermeye çalışır. Böylelikle her şey öngörülmeye, hesaplamaya ve kontrol edilmeye açık hale getirilir.
Rasyonel akıl muammaları ve gizemi sevmez. Netliği sever çünkü net olan her şey tanımlamaya ve sınıflandırmaya müsaittir. “Neden” sorusunu sormaz, “nasıl” sorusuna cevap aramaya çalışır. Bu yüzden araçlarla amaçları karıştırır ve gücünü pekiştirmek için her türlü ince hesabı yapmaya çalışır. Gücünü ve menfaatini kutsaması hasebiyle yaptığı zulümlere kılıf bulmakla meşguldür. Gözle görülür olanı önemser çünkü göremediği dünyayı arzu ettiği gibi net bir şekilde parçalara ayıramaz. Gözlem yapmayı ve gözlem sonucunda hiyerarşik gruplandırma yapmayı sever. Bu hiyerarşide evrensel değerler adı altında menfaatperest ve kibirli düşüncesi ana rol oynar.
Modern dünyanın temelinde rasyonel aklın egemen olduğu bir düzen vardır. Bu düzende sadece hesap-kitap, kâr-zarar ve güce ulaşmak için sorgusuz sualsiz her şeyin meşru görüldüğü bir anlayış vardır. Paylaşmak, sevgi, fedakârlık ve diğer duyguların önemini yitirdiği bu sistemde güçlü olan türlü bahanelerle güçsüz olanı ezer ve sömürür. Her şeyi sorgulamak için ve skolastik düşüncenin ezberlerini bozmak için yola çıkan rasyonel akıl hedefini şaşırmıştır. Maddi güç elde etme uğruna merhamet gibi duygulardan arınmıştır. Zahiri dünyayı sadece istatiksel olarak hesaplanıp kontrol edilecek bir nesne olarak algılamaya başlamıştır. Zahirin arkasındaki ruh önemini yitirmiştir. Gücüne güç kattıkça gözü döner ve açgözlülüğünün kölesi olduğunun farkında değildir. Tabiata, hayvanlara ve diğer insanlara ne kadar zarar verdiğini umursamaz. Karşısına çıkan ne varsa sadece çıkarı için kullanıp tüketir.
Uzun lafın kısası rasyonel akıl nefsanî aklın ta kendisidir. Biz bu aklı takip edemeyiz. Biz kalbimizle akıl etmeye çalışırız. İnsan ya nefsani aklını kullanır ya da arınmış kalbinden ilham alarak güzellik saçar. Akıl, vicdandan ve kalpten bağımsız değildir. Modernitenin iddialarına göre akıl zihindedir ve diğer her şeyden soyutlanmıştır. Bizim inanç dünyamıza göre düşüncenin yeri beyin değildir, kalptir. Beyin sadece bir işlemcidir. Modern düşüncenin temelinde bunu karıştırma gibi bir gaflet yatar. Bilimsel çalışmalar da kalbin etkisiyle ilgili yeni bilgiler ortaya koymaya başlamıştır.